Azade Köker Galeri Nev Ankara Sergi (4 Mayıs-9 Haziran 2012)

ZAMAN PANORAMASI

"Artık tarihi değerlendirmeler ve tasvirler 
tek taraflı olmaktan çıkmış 
ve bir çok farklı boyut kazanmıştır."


Jean-Francois Lyotard 

2012 Ankara sergisinde bir araya gelen çalışmalarımın sorunsalı, farklı zaman göstergelerini şimdiki zamana getirmek, köprüler kurmaktır. Amacım, mekân ve zaman arasındaki boşlukları birleştirerek melez oluşumlar sağlamaktır. 

Zaman tarihtir. Tarih ise boş bir vitrin. Onu dolduran, süsleyen zihniyete göre şekil alır. Belki de zaman, gezindiğimiz mekânlar arasındaki boşluklardan ibarettir. Bu boşluklar arasında köprü kurmak, derinlemesine sorgulamaları gerektirecek devirler-arası bir panorama çizmektir. Buna “derin tarih” de denilebilir. Yani tarihin yapılanması ve gerçek mekâna yerleşmesi. 

Herkesin hayali bir müzesi vardır. Burada saklı bir çok resim bulunur. Bu resimler, beklenmedik bir anda, müzemizin beklenmedik bir yerinde, kendi ilişkilerinden koparak belleğimizin mekânlarına yayılırlar. Başka ilişkilere girerler. Bir rastlantı ve belirsizlik içinde, tıpkı bir rüya gibi, bir anda belleğimizi doldururlar. 

Hepimiz birer müzeyiz. Bizim yaşamımıza sığan olaylar ya da bizden önce yaşananlar... Bilgimiz dahilindeki bu komplekslerin tasnif edilmesini tarihçilere bırakarak, onları bellek müzemizin depolarına atarız. Bazen unuttuk zanneder, bazense müzenin lüzumsuz eşyalar bölümünden çıkartıp, üzerlerine tartışırız. 

İçimizdeki bu bellek müzelerinin evrensel bir aurası vardır. Burada hangi mekânların hangi tarihlerle kesiştiği kesin değildir. Aksine, herşey karmaşık, sisli ve sessizdir. 

Sanat bu sessizliği bozabilir. Konuşulamayan meseleler sanatsal tasvir içinde ortaya çıkabilir. Korkular biçim alabilir. Sanatın en güçlü misyonu belki de bu bellek müzelerini yapılandırmak, insan belleğine doğrudan ışık tutmaktır.

Resimlerde zamanın mekânı olarak orman dokusunu kullandım. Orman,  derinlik kazandırmak; algıyı, yüzeyden kurtarıp daha derinlere yönlendirmek; ve seyirciyi içeriğin farkına varmaya davet etmek işlevlerini üstlenir. 

Çalışmalara verdiğim isimlerin bir çok ipucu barındırmasına rağmen, esas entellektüel mesainin, metodik ve teknik ayrıntılara takılmayan bir gözlemci tarafından gerçekleştirileceğine eminim. Bununla birlikte, kimi noktaların gizemli ve bazı ön görmediğim göresiliklere açık kalmasını tercih ederim.

New Reports’da, eski ve silinmiş bir mozaik yapıt önünde şaşkın bakan bir grup erkek seyirci enselerinden görünmektedir. Bu çalışma, yeni bir ışık altında göz kamaştırıcı bir geleceğe koşan toplumların heyecanlarını ve saplantılarını sorgular, bunlar tarih midir? Şimdiki zaman mıdır? Gelecek midir? 

Eserin yapısından kaynaklanan soruların keskinliği karşılığında verilebilecek yanıtların belirsizliği yapıtlarımdaki sanatsal görüşün belki de en belirgin ifadesidir. 

Sanat bir “politikum”dur. Düşünsel bir temel kurar. Bugün belleğimizde yer tutan toplumlar, bu temeli fark etmiş ve üzerine kentler inşa etmiş toplumlardır. Diğerleri zaman içinde kaybolup gider.. 

Bugünün Türkiyesi’nde, herşeyin, her gün değiştiği değerler kargaşasında ortaya çıkmış sanatsal düşünce ve yapıtlar, toplum ve özellikle de medya, farkında olmasa da, bir temel kurmaktadır. 

Bu temel, Türkiye’de sanatın yazılmakta olan tarihidir. 

Azade Köker