Vergi Sirküleri 64: Kurumların Para Piyasası Fonlarından Elde Ettikleri Kazançlarda Stopaj Oranı %10 Olarak Belirlenmiştir
SİRKÜLER TARİHİ: 07.09.2026
SİRKÜLER NO : 2026/64
KURUMLARIN PARA PİYASASI FONLARINDAN ELDE ETTİKLERİ KAZANÇLARDA STOPAJ ORANI %10 OLARAK BELİRLENMİŞTİR
(11734 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 5 Eylül 2026 Tarih ve 33361 Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanmıştır)
1. Giriş
Yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi kapsamında uygulanan tevkifat oranlarında değişiklik yapılmıştır.
Yapılan düzenleme ile başta sermaye şirketleri olmak üzere Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükelleflerin;
- para piyasası fonlarının katılma paylarından ve
- unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fonların katılma paylarından
elde ettikleri kazançlara uygulanan %0 oranındaki gelir vergisi tevkifatı %10’a yükseltilmiştir.
Söz konusu mükelleflerin diğer menkul kıymet ve sermaye piyasası aracı kazançları bakımından %0 tevkifat uygulaması ise devam etmektedir.
Düzenleme dar mükellef kurumsal yatırımcıları da kapsamakta olup, Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan yabancı kurumlar açısından %10 tevkifatın Türkiye’deki nihai vergi yükü haline gelebilmesi nedeniyle ayrıca önem taşımaktadır
2. Yapılan Düzenleme
11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 22.07.2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi değiştirilmiştir.
Buna göre;
a) 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2/1 maddesi kapsamındaki mükelleflerin,
b) münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artış kazançları elde etmek amacıyla faaliyette bulunan ve yatırım fonu/yatırım ortaklıklarına benzer nitelikte olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen kurumsal yatırımcıların,
aşağıdaki kazançlarına uygulanacak tevkifat oranları yeniden belirlenmiştir:
| Kazanç türü | Önceki oran | Yeni oran |
| Para piyasası fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar | %0 | %10 |
| Unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fon katılma paylarından elde edilen kazançlar | %0 | %10 |
| Yukarıdaki mükelleflerin Karar kapsamındaki diğer kazançları | %0 | %0 |
Dolayısıyla düzenleme kurumların bütün yatırım fonu kazançlarına %10 stopaj getirmemekte, para piyasası fonları ile unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fonlarla sınırlı bulunmaktadır.
3. Düzenleme Hangi Tarihten İtibaren Uygulanacaktır?
5 Eylül 2026 tarihinden itibaren iktisap edilen;
- para piyasası fonu katılma payları ile
- unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fon katılma paylarından
elde edilen kazançlara %10 tevkifat uygulanacaktır.
Karar, daha önce iktisap edilmiş fon paylarını da kısmen kapsamaktadır.
5 Eylül 2026’dan önce satın alınmış söz konusu fon paylarından elde edilen kazancın; 5 Eylül 2026 tarihinden fon payının elden çıkarıldığı tarihe kadar geçen süreye isabet eden kısmı %10 tevkifata tabi olacaktır.
Buna karşılık, 5 Eylül 2026 tarihinden önceki döneme isabet eden kazanç kısmına yeni %10 oran uygulanmayacaktır.
4. Tam Mükellef Kurumlar Açısından Stopaj İlave Vergi Niteliğinde midir?
Tam mükellef kurumlar açısından yapılan %10’luk tevkifatın, genel olarak nihai bir ilave vergi olarak değil, peşin ödenmiş vergi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Fon kazancı kurum kazancına dahil edilerek kurumlar vergisine tabi tutulmaya devam edecek, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca kesilen vergi ise ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir.
Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde ayrıca, geçici vergilendirme dönemi içinde elde edilen gelirlerden kesilen vergilerin o dönem için hesaplanan geçici vergiden mahsup edilebileceği açıklanmıştır.
Bu nedenle değişikliğin tam mükellef şirketler bakımından temel etkisi; nihai vergi yükünün %10 artırılmasından ziyade, verginin daha erken tahsil edilmesi ve şirketin nakit akışının etkilenmesidir.
Basit örnek
Bir şirketin para piyasası fonundan 1.000.000 TL kazanç elde etmesi halinde;
- banka/aracı kurum tarafından 100.000 TL stopaj yapılacak,
- şirkete 900.000 TL net ödeme yapılacak,
- 000.000 TL kazanç kurum kazancına dahil edilecek,
- 000 TL tutarındaki kesinti, şartları dahilinde hesaplanan geçici/kurumlar vergisinden mahsup edilecektir.
5. Dar Mükellef Kurumlar Açısından Düzenlemenin Önemi
Cumhurbaşkanı Kararı yalnızca tam mükellef kurumları değil, dar mükellef sermaye şirketlerini ve düzenleme kapsamındaki yabancı kurumsal yatırımcıları da doğrudan etkilemektedir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin yanında benzer nitelikteki yabancı kurumlar da sermaye şirketi olarak kabul edilmekte; Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi fonlara benzer yabancı fonlar da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Karara ilişkin yapılan açıklamada da düzenlemenin “tam ve dar mükellef kurumsal yatırımcıların” para piyasası fonları ile unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fonlardan elde ettikleri gelirleri kapsadığı açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla Türkiye’de kurulu para piyasası fonlarına yatırım yapan yabancı sermaye şirketleri ile kapsama giren yabancı kurumsal yatırımcıların söz konusu fonlardan elde ettikleri kazançlar da, şartların bulunması halinde, 5 Eylül 2026 tarihinden itibaren %10 oranında tevkifata tabi olacaktır.
5.1. Dar mükellef kurumlarda %10 stopajın niteliği
Düzenlemenin dar mükellef kurumlar bakımından önemi, söz konusu stopajın Türkiye’deki vergilendirmenin nihai aşaması haline gelebilmesidir.
Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca, dar mükellef kurumların;
- Türkiye’deki işyerlerine atfedilmeyen veya
- daimi temsilcilerinin aracılığı olmaksızın
elde ettikleri ve Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulmuş kazançları için yıllık veya özel kurumlar vergisi beyannamesi verilmemektedir.
Bu nedenle, örneğin Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan yabancı bir sermaye şirketinin Türkiye’deki bir para piyasası fonuna yatırım yapması ve bu yatırımından kazanç elde etmesi halinde, GVK’nın geçici 67 nci maddesi kapsamında yapılacak %10’luk tevkifat, kural olarak Türkiye açısından nihai vergi yükü niteliği taşıyacaktır.
Bu durum tam mükellef kurumların vergilendirilmesinden önemli ölçüde farklıdır. Tam mükellef kurumlarda yapılan stopajın hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkünken, Türkiye’de ayrıca beyanname vermeyen dar mükellef kurum bakımından Türkiye’de mahsup edilebilecek ayrıca hesaplanan bir kurumlar vergisi bulunmayabilecektir.
Örneğin, Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan yabancı bir sermaye şirketinin para piyasası fonundan 1.000.000 TL kazanç elde etmesi halinde;
- 000 TL gelir vergisi tevkifatı yapılacak,
- yabancı kuruma 900.000 TL net kazanç kalacak,
- şartların bulunması halinde bu kazanç nedeniyle Türkiye’de ayrıca yıllık veya özel kurumlar vergisi beyannamesi verilmeyecektir.
Dolayısıyla düzenleme, bu nitelikteki yabancı yatırımcılar bakımından yalnızca bir nakit akışı veya verginin öne çekilmesi sonucunu değil, Türkiye’deki yatırımın efektif vergi maliyetinin %10’a yükselmesi sonucunu doğurabilecektir.
5.2. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ayrıca değerlendirilmelidir
Dar mükellef kurumlar bakımından ayrıca yatırımcının mukim olduğu ülke ile Türkiye arasında yürürlükte bulunan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının (ÇVÖA) hükümlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Fon katılma payının elden çıkarılmasından doğan kazancın ilgili ÇVÖA kapsamında hangi gelir unsuruna girdiği ve Türkiye’nin söz konusu kazanç üzerinde vergilendirme yetkisinin bulunup bulunmadığı ilgili anlaşmanın hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
ÇVÖA’nın Türkiye’nin vergilendirme yetkisini sınırlandırdığı durumlarda, anlaşma hükümlerinden yararlanılabilmesi için gerekli mukimlik belgesi ve diğer usuli şartların yerine getirilmesi önem taşımaktadır.
Ayrıca Türkiye’de yapılan %10’luk kesintinin yatırımcının mukim olduğu ülkede yabancı vergi mahsubuna konu edilip edilemeyeceği de ilgili ülke mevzuatı ve uygulanabilir ÇVÖA hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yabancı kurumsal yatırımcılar açısından yeni düzenlemenin ekonomik etkisi değerlendirilirken yalnızca Türkiye’deki %10 tevkifat oranının değil;
Türkiye’deki nihai vergi yükü + ÇVÖA hükümleri + mukim ülkedeki yabancı vergi mahsubu
birlikte dikkate alınmalıdır.
6. Gerçek Kişilerin Fon Stopaj Oranları Değişti mi?
11734 sayılı Kararın temel değişikliği, KVK’nın 2/1 maddesi kapsamındaki kurumlar ve Kararda belirtilen kurumsal yatırımcılar bakımındandır.
Gerçek kişiler ile bu kapsama girmeyen diğer yatırımcıların çeşitli yatırım fonlarından elde ettikleri kazançlara ilişkin olarak iktisap tarihine ve fon türüne bağlı şekilde uygulanmakta olan mevcut özel/geçici tevkifat oranları bu Kararla genel olarak değiştirilmemiştir.
Dolayısıyla düzenlemenin “tüm yatırımcılar bakımından para piyasası fonlarının stopajı %10 oldu” şeklinde değerlendirilmemesi gerekir.
7. Uygulamanın Şirketler Açısından Önemi
Para piyasası fonları, şirketlerin kısa vadeli nakit fazlalarının değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Yeni düzenlemeyle birlikte şirketlerin;
- para piyasası fonlarının stopaj sonrası net getirisini,
- vadeli mevduat ve diğer kısa vadeli yatırım araçlarının net getirilerini,
- fon satış tarihindeki nakit ihtiyacını ve
- stopajın geçici veya yıllık kurumlar vergisinden mahsup edileceği zamana kadar oluşacak finansman/nakit akışı etkisini
birlikte değerlendirmeleri uygun olacaktır.
Özellikle yüksek tutarda nakit fazlasını sürekli para piyasası fonlarında değerlendiren işletmeler açısından düzenleme vergi yükünden çok işletme sermayesi ve nakit yönetimi açısından önem taşımaktadır.
8.Kaynak Düzenleme
11734 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ulaşmak için tıklayınız.
Bilgilerinize Sunulur.
Saygılarımızla,
GÜRELİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK
VE BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERİ A.Ş.