Teklif Alın
Vergi Sirküleri 45 : Çeşitli Vergisel Düzenlemeler İçeren 7582 Sayılı Kanun Yayımlanmıştır

Vergi Sirküleri 45 : Çeşitli Vergisel Düzenlemeler İçeren 7582 Sayılı Kanun Yayımlanmıştır

04 Haz, 2026

 

SİRKÜLER TARİHİ: 06.04.2026

SİRKÜLER NO      :  2026/45

ÇEŞİTLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER İÇEREN 7582 SAYILI KANUN YAYIMLANMIŞTIR
(7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazetede Yayımlanmıştır)

  1. Giriş

7582 sayılı Kanun ile başta 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, 5746 sayılı Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmıştır.

Düzenleme; kamu alacaklarının tecili, yeni gelir ve kurumlar vergisi istisnaları, nitelikli hizmet merkezi rejimi, üretim ve zirai faaliyet kazançlarında indirimli kurumlar vergisi oranı, varlık barışı, İstanbul Finans Merkezi avantajları ve teknogirişimlere yönelik destekler içermektedir.

  1. 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Tecil Süresi ve Teminatsız Tecil Sınırı Artırılmıştır

7582 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “36” ibaresi “72” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “ellibin Yeni Türk Lirasını” ibareleri “bir milyon Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde yapılan değişiklikle, amme borçlarının tecilinde azami süre 36 aydan 72 aya çıkarılmıştır.

Ayrıca, teminat aranmaksızın tecil edilebilecek borç tutarına ilişkin sınır 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.

Bu düzenleme, ödeme güçlüğü içinde bulunan mükellefler bakımından kamu borçlarının daha uzun vadede yapılandırılmasına imkân sağlamaktadır.

  1. Veraset Yoluyla İntikallerde %1 Vergi Oranı

7582 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanır.”

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16’ncı maddesine eklenen hüküm uyarınca, Gelir Vergisi Kanunu’nun yeni mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlanan kişiler bakımından, söz konusu istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

Bu düzenleme, özellikle Türkiye’ye yerleşen ve yurt dışı kazanç/irat istisnasından yararlanan gerçek kişiler bakımından ayrıca önem taşımaktadır.

  1. Hizmet Erbabına Pay Senedi Verilmesine İlişkin Gelir Vergisi İstisnası Genişletilmiştir

7582 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “tutarını” ibaresi “tutarının iki katını” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “üç”, “dört”, “altı”, “yedi” ve “on iki” ibareleri sırasıyla “iki”, “üç”, “dört”, “beş” ve “altı” şeklinde değiştirilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 17’nci maddesinde yapılan değişiklikle, hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde uygulanabilecek istisnanın üst sınırı artırılmıştır.

Buna göre, istisna kapsamındaki tutar, ilgili yıl için geçerli brüt ücret tutarının iki katı olarak dikkate alınacaktır.

Öte yandan yeni düzenleme öncesi hükümlere göre hizmet erbabı tarafından maddede belirtilen şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; iktisap tarihinden itibaren üç tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, dört ila altı yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, yedi ila on iki yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

7582 sayılı yasal değişikliği ile pay senetlerinin elde çıkarılması halinde istisna edilen verginin işverenden tahsil edilmesine ilişkin süreler kısaltılmıştır. Yeni düzenleme uyarınca;

Elden çıkarma süresi Tahsil edilecek istisna vergi
İktisap tarihinden itibaren 2 tam yıl içinde elden çıkarılması Tamamı
3 ila 4 yıl içinde elden çıkarılması %75’i
5 ila 6 yıl içinde elden çıkarılması %25’i

Bu tutarlar, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın, gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecektir.

  1. Türkiye’ye Yerleşen Gerçek Kişilerin Yurt Dışı Kazanç ve İratlarına 20 Yıllık Gelir Vergisi İstisnası Getirilmiştir

7582 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 193 sayılı Kanuna mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası:

MÜKERRER MADDE 20/D- Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.

Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.

Birinci fıkra kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaz.

Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.

İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi ile Türkiye’ye yerleşen bazı gerçek kişilere önemli bir gelir vergisi istisnası tanınmıştır.

Buna göre, Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında;

  • Türkiye’de ikametgâhının bulunmaması,
  • Türkiye’de vergi mükellefiyetinin bulunmaması,

şartıyla, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olacaktır.

Bu kapsamda;

  • istisna edilen kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek,
  • diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek,
  • istisna kapsamındaki gelirlerle ilgili gider ve maliyetler vergiye tabi kazançların tespitinde dikkate alınmayacak,
  • yabancı ülkelerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecektir.

İstisna şartlarının taşınmadığının sonradan tespiti halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılacaktır.

  1. Nitelikli Hizmet Merkezi Personeline Ücret İstisnası Getirilmiştir

7582 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

20. 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun ek 1 inci maddesinde tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanır.). Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç ve beş katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesine eklenen bent uyarınca, nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin belirli kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Genel kural olarak, bu personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olacaktır.

Ancak;

  • Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri,
  • İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesi alarak faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri,

bakımından istisna sınırı brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır.

Cumhurbaşkanı, söz konusu üç ve beş katlık sınırları birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya yetkilidir.

  1. Nitelikli Hizmet Merkezi Tanımı Yapılmıştır

7582 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

Nitelikli hizmet merkezi

EK MADDE 1- Nitelikli hizmet merkezi, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade eder.

Bu merkezler;

  1. a) Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı (yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle), tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini,
  2. b) Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini,

sunar.

İkinci fıkra kapsamındaki hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personelidir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı; Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının görüşünü almak suretiyle bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen düzenlemeyle “nitelikli hizmet merkezi” tanımlanmıştır.

Buna göre nitelikli hizmet merkezi; en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna hizmet sunmak üzere kurulan ve yıllık hasılatının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade etmektedir.

Bu merkezler başlıca;

  • Finansal danışmanlık,
  • Stratejik yönetim danışmanlığı,
  • Risk yönetimi,
  • Nakit ve likidite yönetimi,
  • Fonlama ve borçlanma işlemleri,
  • Bütçeleme, finansal raporlama ve analiz,
  • Uluslararası muhasebe ve uyum,
  • Denetim,
  • Dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı,
  • Hukuk danışmanlığı,
  • Insan kaynakları ve eğitim hizmetleri,
  • Satış, satış sonrası destek, teknik destek,
  • Ar-ge, dış tedarik ve ürün test süreçlerine ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetleri

sunabilecektir.

  1. Yurt Dışı Mal Alım-Satım ve Aracılık Kazançlarında Kurumlar Vergisi İndirimi Artırılmıştır

7582 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

i) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i (9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).

Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları sıfıra kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi yeniden düzenlenmiştir.

Buna göre;

  • Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından,
  • Yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden,

sağlanan kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar ile İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesi alarak faaliyet gösteren kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır.

Bu indirimden yararlanılabilmesi için;

  • Kazancın, ilgili hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi,
  • Aracılık faaliyetine konu malların satıcısının ve alıcısının Türkiye’de olmaması,

gerekmektedir.

  1. Nitelikli Hizmet Merkezlerinin Yurt Dışı Kazançlarında %95 Kurumlar Vergisi İndirimi

7582 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

j) 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i (4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları %50’ye kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine eklenen (j) bendi ile nitelikli hizmet merkezleri için yeni bir kurumlar vergisi indirimi getirilmiştir.

Buna göre, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılacaktır.

Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve uygun bulunan endüstri bölgeleri ile İstanbul Finans Merkezi Bölgesi’nde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumlar bakımından bu oran %100 olacaktır.

İndirim;

  • Kazancın, ilgili hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla,
  • Nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca

uygulanacaktır.

  1. Üretim ve Zirai Üretim Kazançlarında Kurumlar Vergisi Oranı %12,5 Olarak Belirlenmiştir

7582 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(8) Kurumlar vergisi oranı, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına %12,5 olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında indirimli orandan faydalanılan kazançlar için yedinci fıkra kapsamında ayrıca indirim uygulanmaz.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinin sekizinci fıkrası değiştirilmiştir.

Buna göre kurumlar vergisi oranı;

  • Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına,
  • Zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına,

%12,5 olarak uygulanacaktır.

Bu kapsamda indirimli orandan yararlanılan kazançlar için Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ayrıca indirim uygulanmayacaktır.

  1. Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Düzenlemesine Yeni İndirimler Eklenmiştir

7582 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 32/C maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “(g) ve (h)” ibaresi “(g), (h), (i) ve (j)” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

d) 7412 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/C maddesinde yapılan değişiklikle, yurt dışı mal alım-satım ve aracılık kazançlarına ilişkin indirim ile nitelikli hizmet merkezi kazanç indirimi, ilgili madde kapsamındaki indirimler arasına eklenmiştir.

Ayrıca İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi de bu kapsama dahil edilmiştir.

  1. Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi Getirilmiştir

7582 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 19- (1) Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir.

(2)  Birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunur. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.

(3)  Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

(4)  Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında bildirilen varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.

(5)  Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını ikinci fıkrada yer alan sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında dördüncü fıkrada yer alan şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanırlar.

(6)  Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında; en az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, en az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, en az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır. 1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz.

(7)  Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

(8)  Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.

(9)  Birinci fıkra uyarınca bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da üçüncü fıkra uyarınca bildirildiği halde aynı fıkrada belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde sekizinci fıkra hükmünden yararlanılamaz. Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur. Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de sekizinci fıkra hükmü uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.

(10) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamaz.

(11) Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19’uncu madde ile yeni bir varlık barışı düzenlemesi yapılmıştır.

  1. Yurt Dışındaki Varlıklar

Gerçek veya tüzel kişilerce yurt dışında bulunan;

  • Para,
  • Altın,
  • Döviz,
  • Menkul kıymet,
  • Diğer sermaye piyasası araçları,

31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Bildirilen varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edilmesi ya da fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekmektedir.

  1. Türkiye’de Bulunan Ancak Defterlerde Yer Almayan Varlıklar

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan;

  • Para,
  • Altın,
  • Döviz,
  • Menkul kıymet,
  • Diğer sermaye piyasası araçları,

31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

  1. Kayıtlara Alma ve Fon Hesabı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bildirilen varlıkları bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlerine kaydedecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacaktır. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır.

  1. Varlık Barışı Vergi Oranı ve Elde Tutma Taahhüdü

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklar üzerinden genel olarak %5 oranında vergi tahsil edecektir.

Ancak bildirilen varlığın belirli yatırım araçlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oranlar uygulanacaktır:

Elde tutma taahhüdü Vergi oranı
En az 5 yıl %0
En az 4 yıl %1
En az 3 yıl %2
En az 2 yıl %3
En az 1 yıl %4
Taahhüt verilmemesi %5

Elde tutma taahhüdüne konu yatırım araçları şunlardır:

  • Vadeli hesaplar,
  • Devlet iç borçlanma senetleri,
  • Kira sertifikaları,
  • Girişim sermayesi yatırım fonları.

1 Ocak 2027 tarihinden 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde yukarıdaki oranlara yarım puan artırım uygulanacaktır.

31 Temmuz 2027 tarihinin Cumhurbaşkanı tarafından uzatılması halinde, bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranları ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı uygulanacaktır.

Bu kapsamda verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır.

  1. Varlık Barışının Sağladığı Koruma

Madde kapsamında bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin olarak vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Diğer nedenlerle başlatılan vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararları sonucunda bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti halinde, bildirilen varlık tutarı matrah farkına eşit veya fazla ise tarhiyat yapılmayacaktır.

Matrah farkının bildirilen varlık tutarını aşması halinde yalnızca aşan kısım üzerinden tarhiyat yapılacaktır.

Ancak;

  • Bildirilen varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmemesi,
  • Banka veya aracı kurum hesaplarına transfer edilmemesi/yatırılmaması,
  • Tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemesi,
  • Verilen elde tutma taahhütlerine uyulmaması,
  • Diğer şartların yerine getirilmemesi,

hallerinde bu korumadan yararlanılamayacaktır.

  1. Teknogirişim ve Dijital Şirketlere Yönelik Düzenlemeler

7582 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ile 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

(15) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.

(16) 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaftır.

5746 sayılı Kanun’a eklenen düzenleme ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin, paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarına ilişkin özel usul getirilmiştir.

Ayrıca, 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından kurulup işletilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun şirketler, kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar oda ve borsa ücret ve aidatlarından muaf tutulacaktır.

  1. İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

7582 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisna uygulanmaz.

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, ilgili maddede yer alan “katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar” ibaresi “katılımcılar” olarak değiştirilmiştir.

Ayrıca, nitelikli hizmet merkezlerinin İstanbul Finans Merkezi Kanunu kapsamındaki istisnadan yararlanan personeline, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesine eklenen nitelikli hizmet merkezi ücret istisnası uygulanmayacaktır.

Böylece aynı personele ilişkin çifte istisna uygulanmasının önüne geçilmektedir.

İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun geçici 1’inci maddesinde yer alan süreler de uzatılmış; “2031” ibaresi “2047”, “beş” ibaresi ise “yirmi” olarak değiştirilmiştir.

  1. Yürürlük Tarihleri

7582 sayılı Kanun’un yürürlük maddesine göre;

Düzenleme Yürürlük
Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazanç ve irat istisnası 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde
KVK 10/1-i ve 10/1-j indirimleri ile 32/C değişiklikleri 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026’dan itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde
Üretim ve zirai üretim kazançlarında %12,5 kurumlar vergisi oranı 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde
Diğer maddeler Yayımı tarihinde
  1. Sonuç ve Değerlendirme

7582 sayılı Kanun ile vergi mevzuatında kapsamlı ve mükellefler lehine önemli düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle;

  • Amme borçlarının tecilinde sürenin 72 aya çıkarılması,
  • Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazanç ve iratları için 20 yıllık gelir vergisi istisnası,
  • Nitelikli hizmet merkezlerine yönelik ücret ve kurumlar vergisi avantajları,
  • Yurt dışı mal alım-satım ve aracılık kazançlarında %95/%100 kurumlar vergisi indirimi,
  • Üretim ve zirai üretim kazançlarında %12,5 kurumlar vergisi oranı,
  • Yeni varlık barışı düzenlemesi,
  • İstanbul finans merkezi avantajlarının genişletilmesi,

öne çıkan başlıklardır.

Mükelleflerin, özellikle nitelikli hizmet merkezi, yurt dışı kazanç istisnası, varlık barışı ve indirimli kurumlar vergisi hükümlerinden yararlanırken; transfer, kayıt, süre, beyan, elde tutma taahhüdü ve fon hesabı şartlarını ayrıca takip etmeleri önem taşımaktadır.

  1. Kaynak Düzenleme

7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna ulaşmak için tıklayınız.

PDF’e ulaşmak için tıklayınız.

Bilgilerinize Sunulur.  

Saygılarımızla,

GÜRELİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

VE BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERİ A.Ş.
​​​​

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ HAKKINDA
AYDINLATMA METNİ

Kişisel verilerin korunması Güreli Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Hizmetleri A.Ş.’nin (Şirketimizin) en önemli öncelikleri arasındadır.

Kişisel Verileriniz Nelerdir?

Kişisel Verilerinizi Hangi Amaç İle Kullanılmaktadır?

Kişisel Verilerinizi İşlemenin Hukuki Sebebi ve Toplamanın Yöntemi Nelerdir?

Kişisel veriler, Kanunun 5. ve 6. maddesinde yer alan;

hukuki sebepler ile, Şirketimizle ilişkinizin kurulması esnasında ve söz konusu ilişkinin devamı süresince sizden sözlü veya yazılı olarak, internet sitesi, telefon, e-posta aracılığıyla otomatik ya da otomatik olmayan yöntemlerle toplanabilmektedir.

Kişisel Verilerinizi Kimlerle Paylaşıyoruz?

Kişisel verileriniz internet sitesi üzerinden yukarıda belirtilen amaçlarla sınırlı ve orantılı olacak şekilde internet sitesi tedarikçimiz ile paylaşılabilecektir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na Göre Haklarınız nelerdir?

KVK Kanunu 11. Maddesine göre Şirketimize başvurarak sizinle ilgili;

  1. Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  2. Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  3. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  4. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  5. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  6. İşlenmesini gerektiren yasal sebeplerin ortadan kalkması durumu ile kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  7. (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  8. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  9. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme

haklarına sahipsiniz.

Kanunun ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11. maddesi kapsamındaki taleplerinizi, “Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”ine göre Şirketimize yazılı olarak veya [email protected] isimli e-posta adresine güvenli elektronik imza, mobil imza ya da Şirketimize daha önce bildirilen ve sistemimizde kayıtlı bulunan elektronik posta adresiniz kullanmak suretiyle iletebilirsiniz.

 

Merkez Adres: Spine Tower Büyükdere Cad.No:243 Kat: 25 34398  Sarıyer / İstanbul – Merkez Ofis
Telefon: 444 9 475 – (0212) 285 01 50
İnternet Sitesi: www.gureli.com.tr
Eposta Adresi: [email protected]

 

 

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ HAKKINDA AÇIK RIZA METNİ

Kişisel verilerin korunması Güreli Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Hizmetleri A.Ş.’nin (Şirketimizin) en önemli öncelikleri arasındadır.

Kişisel Verileriniz Nelerdir?

Kişisel Verilerinizi Hangi Amaç İle Kullanılmaktadır?

Kişisel Verilerinizi Kimlerle Paylaşıyoruz?

Kişisel verileriniz internet sitesi üzerinden yukarıda belirtilen amaçlarla sınırlı ve orantılı olacak şekilde internet sitesi tedarikçimiz ile paylaşılabilecektir.

Kişisel verilerimin yukarıda belirtilen şekilde işlenmesini açık rızam ile kabul ediyorum.

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ HAKKINDA AYDINLATMA METNİ

Kişisel verilerin korunması Güreli Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Hizmetleri A.Ş.’nin (Şirketimizin) en önemli öncelikleri arasındadır. Kişisel verileri;

İlkeleri çerçevesinde işlediğimizi bildiririz. Sizleri kişisel verilen korunması hakkında aydınlatmak ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) 10. Maddesi kapsamında Veri Sorumlusu olarak aydınlatma yükümlülüğümüzü yerine getirmek amacıyla bu bilgilendirmeyi sunarız.

Kişisel Verileriniz Nelerdir?

Kişisel Verilerinizi Hangi Amaç İle Kullanılmaktadır?

Kişisel Verilerinizi İşlemenin Hukuki Sebebi ve Toplamanın Yöntemi Nelerdir?

Kişisel veriler, Kanunun 5. ve 6. maddesinde yer alan;

hukuki sebepler ile, Şirketimizle ilişkinizin kurulması esnasında ve söz konusu ilişkinin devamı süresince sizden sözlü veya yazılı olarak, internet sitesi, telefon, e-posta aracılığıyla otomatik ya da otomatik olmayan yöntemlerle toplanabilmektedir.

Kişisel Verilerinizi Kimlerle Paylaşıyoruz?

Kişisel verileriniz internet sitesi üzerinden yukarıda belirtilen amaçlarla sınırlı ve orantılı olacak şekilde internet sitesi tedarikçimiz ile paylaşılabilecektir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na Göre Haklarınız nelerdir?

KVK Kanunu 11. Maddesine göre Şirketimize başvurarak sizinle ilgili;

  1. Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  2. Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  3. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  4. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  5. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  6. İşlenmesini gerektiren yasal sebeplerin ortadan kalkması durumu ile kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  7. (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  8. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  9. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme

haklarına sahipsiniz.

Kanunun ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11. maddesi kapsamındaki taleplerinizi, “Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”ine göre Şirketimize yazılı olarak veya [email protected] isimli e-posta adresine güvenli elektronik imza, mobil imza ya da Şirketimize daha önce bildirilen ve sistemimizde kayıtlı bulunan elektronik posta adresiniz kullanmak suretiyle iletebilirsiniz.

Merkez Adres: Spine Tower Büyükdere Cad.No:243 Kat: 25 34398  Sarıyer / İstanbul – Merkez Ofis
Telefon: 444 9 475 – (0212) 285 01 50
İnternet Sitesi: www.gureli.com.tr
Eposta Adresi: [email protected]

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ HAKKINDA AÇIK RIZA METNİ

Kişisel verilerin korunması Güreli Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Hizmetleri A.Ş.’nin (Şirketimizin) en önemli öncelikleri arasındadır.

Kişisel Verileriniz Nelerdir?

Kişisel Verilerinizi Hangi Amaç İle Kullanılmaktadır?

Kişisel Verilerinizi Kimlerle Paylaşıyoruz?

Kişisel verileriniz internet sitesi üzerinden yukarıda belirtilen amaçlarla sınırlı ve orantılı olacak şekilde internet sitesi tedarikçimiz ile paylaşılabilecektir.

Kişisel verilerimin yukarıda belirtilen şekilde işlenmesini açık rızam ile kabul ediyorum.