Hukuk Sirküleri 02: 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Ve “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği” İle Getirilen Düzenlemeler

Hukuk Sirküleri 02: 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Ve “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği” İle Getirilen Düzenlemeler

HUKUK SİRKÜLERİ

SİRKÜLER TARİHİ : 06.02.2018

SİRKÜLER NO : 2018/02
 

“6325 SAYILI HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU” VE “HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU YÖNETMELİĞİ” İLE GETİRİLEN DÜZENLEMELER

Yürürlükte olan “6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” 07/06/2012 tarihinde kabul edilerek 22/06/2012 tarih ve 28331 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun uygulama alanını düzenleyen “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği” ise 26/01/2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. İşbu sirkülerimizde Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile getirilen düzenlemeler özetlenmektedir.

Arabuluculuk, Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Taraflar kamu düzenini ilgilendirmeyen ve cebri icraya elverişli konularda arabulucuya gidebilirler. Tarafların sözleşme konusu yapamayacakları konularda arabuluculuk mümkün değildir. Keşif, bilirkişiye başvurma ve tanık dinleme gibi niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımı olarak sadece hâkim tarafından yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından yapılamaz.

Arabulucu; arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş gerçek kişilerdir.

Arabulucu, sürecin yürütülmesi sırasında, taraflara hukuki tavsiyelerde bulunamaz; bir çözüm önerisi ya da öneriler kataloğu geliştirip, bunu onlara empoze edemeyeceği gibi, müzakereler sırasında geliştirilen bir çözüm önerisi üzerinde anlaşmaya varmaları için de onları zorlayamaz. Ancak, taraflardan birisinin, uyuşmazlığın çözümü bağlamında, sunmuş olduğu bir önerinin, arabulucu tarafından, diğer tarafa iletilmesi ve onun bu konudaki beyanının alınması bu kapsamda mütalaa edilemez.

A. ARABULUCULUĞUN TEMEL İLKELERİ

1. İradi Oluşu; Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.

2. Eşitlik                ;Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara sahiptirler.

3. Gizlilik               ;Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. Bu gizlilik yükümlülüğü tarafları ve toplantıya katılan diğer kişileri de bağlar. Arabuluculuk faaliyeti sırasında fotoğraf çekilemez, ses ve görüntü kaydı yapılamaz.

Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda; (i) Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteğini (ii) Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifleri (iii) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulünü (iv) Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz. Bu beyan ve belgelerin açıklanması mahkeme, hakem ve herhangi bir idari makam tarafından talep edilemez, delil olarak sunulsa dahi hükme esas alınamaz.

Gizlilik yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişi altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

B. ARABULUCULARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

1. Ücret  ; Arabulucu yapmış olduğu faaliyet karşılığı ücret ve masrafları isteme hakkına sahiptir. Arabulucu dilerse ücret ve masraflar için avans da talep edebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan “Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine” göre belirlenir ve ücret ile masraf taraflarca eşit olarak karşılanır.

2 .Taraflarla görüşme; Arabulucu, taraflar ile ayrı ayrı veya birlikte görüşebilir ve iletişim kurabilir.

3. Özen ve Tarafsızlık; Arabulucu görevini özenle, tarafsız bir biçimde ve şahsen yerine getirmelidir. Arabulucunun tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hal ve şartların varlığı halinde arabulucu, bu hususları taraflara bildirmekle yükümlüdür. Bu durumda tarafların ortak mutabakatı ile arabulucu görevi üstlenebilir veya üstlendiği görevi sürdürebilir. Arabulucu, görev yaptığı uyuşmazlık ile ilgili olarak ileride açılan davada, daha sonra, hâkimlik, hakemlik ve bilirkişilik yapamayacağı gibi taraflardan birinin avukatı olarak görev yapamaz.

C . ARABULUCULUK SÜRECİ

1. Başvuru; Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Ayrıca yargılama sırasında mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir.

2. Teklif ; Aksi kararlaştırılmadıkça taraflardan birisinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise diğer taraf bu teklifi reddetmiş sayılır.

3. Arabulucunun Seçimi; Başkaca bir usul kararlaştırılmadıkça arabulucu veya arabulucular taraflarca seçilir.

4. Süre; Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde; tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin, taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz

5. Arabuluculuk Görüşmeleri;

a. Davet; Arabulucu, seçildikten sonra tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder.

b. Uygulanacak Hukuk; Taraflar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla arabuluculuk usulünü serbestçe kararlaştırabilirler. Taraflarca kararlaştırılmamışsa arabulucu; uyuşmazlığın niteliğini, tarafların isteklerini ve uyuşmazlığın hızlı bir şekilde çözümlenmesi için gereken usul ve esasları göz önüne alarak arabuluculuk faaliyetini yürütür.

c. Temsil; Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler.Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir.

d. İdare’nin Taraf Olduğu Görüşmeler ve Temsil; İdare ile bireyler arasındaki özel hukuk kapsamında yer alan ticaret, alacak, tazminat ve kira uyuşmazlıkları gibi konularda arabulucu huzurunda anlaşma sağlanabilecektir. Bu görüşmelerde  idareyi, üst yönetici tarafından belirlenen iki üye ile hukuk birimi amiri veya onun belirleyeceği bir avukat ya da hukuk müşavirinden oluşan komisyon temsil eder.

e. Arabulucunun Çözüm Önerisi; Tarafların çözüm üretememeleri hâlinde arabulucu bir çözüm önerisinde bulunabilir.

f. Yargılama Sürecinde Arabuluculuğa Başvurulması Halinde; Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre, tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir.

6. Arabuluculuk Görüşmelerinin Sona Ermesi; Arabuluculuk görüşmeleri; (i) Tarafların anlaşmaya varmaları ile (ii) Arabulucu tarafından daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun tespiti halinde, (iii) Taraflardan birisinin diğer tarafa veya arabulucuya arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi halinde, (iv) Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi halinde, (v) Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının veya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince uzlaşma kapsamına girmeyen bir suç ile ilgili olduğunun  tespit edilmesi halinde, sona erdirilir.

a. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı Arabulucu tarafından düzenlenecek bir tutanak ile belgelenir ve bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Arabulucu, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlediği son tutanağın birer örneğini taraflara da verir. Bu tutanağın bir örneğini arabuluculuk faaliyetinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir.

b. İcra Edilebilirlik Şerhi; Taraflar dava açılmadan önce yürütülen arabuluculuk sürecinin sonunda bir anlaşmaya varırlarsa bu anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilâm niteliğinde belge sayılır. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, niteliği itibarıyla bir çekişmesiz yargı işi olduğundan buna ilişkin inceleme dosya üzerinden de yapılabilecektir. Ancak, uyuşmazlık konusu aile hukukuna ilişkin ise bu işlemler aynı usulle belirlenecek aile mahkemesince ve duruşmalı olarak yapılacaktır.

Eğer, davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa gidilmiş ise, yukarıdaki iş ve işlemler davaya bakan mahkemece yerine getirilecektir. Mahkeme; anlaşmanın ve içeriğinin, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği işler arasında yer alıp almadığı ve cebri icraya elverişli olup olmadığı yönünden inceleme yaptıktan sonra icra edilebilirlik şerhi verecektir.

Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Bilgilerinize Sunulur.

Saygılarımızla,

GÜRELİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

VE BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERİ A.Ş