Hukuk Sirküleri 07: Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun

Hukuk Sirküleri 07: Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun

HUKUK SİRKÜLERİ

SİRKÜLER TARİHİ : 24.12.2018

SİRKÜLER NO : 2018/07
 

ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

Abonelik Sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde oluşturulan Merkezi Takip Sistemi üzerinden başlatılmasına ve haciz aşamasına kadar yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 7155 sayılı “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun” (“Kanun”) 19.12.2018 tarihli ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir.

Kanun, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatta düzenlenen abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan ve avukatla takip edilen para alacaklarına ilişkin icra takiplerini kapsamaktadır. Buna göre;

- Kanun’un abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının takibine ilişkin hükümleri, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan takipler hakkında uygulanmayacak olup bu takipler, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan hükümler uyarınca yürütülecektir.

- Takip işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasını sağlamak amacıyla UYAP bünyesinde Merkezi Takip Sistemi oluşturulacak olup sistem sayesinde takipler elektronik ortamda başlatılarak yürütülecektir.

- Alacaklı, UYAP üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri aracılığıyla dosya safahat bilgileri ile borçlunun mal, hak veya alacağını 50 kuruş karşılığında sorgulayabilecek veya sorgulanmasını talep edebilecektir. Bu miktar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

- Kanun’un 10, 20 ve 21. maddeleri 01.01.2019 tarihinde, 1 ila 9’uncu maddeleri, geçici 1’inci maddesi, 18 ve 19’uncu maddeleri ise 01.06.2019 tarihinde yürürlüğe girecek olup, diğer maddeler ise yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanun ile aynı zamanda;

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nda;

- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen Bağımsız Denetim Kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren Denetim Raporu ile dayanakları, Konkordato talebine eklenecek belgeler arasında düzenlenmiştir. Konkordato talebine eklenecek belgeler arasında yer alan finansal analiz raporu, güvence veren Denetim Raporu olarak değiştirilmiş ve sözkonusu raporların, sadece Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları tarafından hazırlanabileceği belirtilmiştir.

- Mahkemenin, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi amacıyla üç komiser görevlendirilmesi durumunda; komiserlerden birinin; mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

- Borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması konkordato talebinin reddi ve iflasa karar verilmesine ilişkin hallerden biri olarak sayılmıştır. Bu itibarla, borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması halinde konkordato talebi reddedilebilecek ve iflasa karar verilebilecektir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda;

- 6102 Sayılı Kanunu’na “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesi eklenmek suretiyle, 6102 Sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandıracak olup bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilecektir.

- 6102 sayılı Kanun’na eklenen geçici 12’nci madde ile 6102 Sayılı Kanun’un dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacaktır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda

- “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığı ile ilave edilen 18/A maddesi ile ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmesi halinde, arabuluculuk sürecinde uygulanacak hükümlere ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.

Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun için tıklayınız.

Bilgilerinize Sunulur.

Saygılarımızla

GÜRELİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

VE BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERİ A.Ş