|
“6102 Sayılı Yeni TTK’da Bağımsız Denetim Konusunda Yapılan Düzenlemeler” ile “Şirketler Açısından Amaçlananlar” Nelerdir ?
Yeni hükumlerle, “kurumsal yönetim” ve “dürüst resim” ilkeleri bağlamında tam bir denetim’in sonuçlarının, “açık”, “anlaşılabilir” ve “kamu’yu aydınlatma ilkeleri uyarınca düzenlenmiş” bir rapor ile “pay sahipleri” başta olmak üzere “ilgililere” sunulması amaçlanmıştır. Böylece, Türkiye Muhasebe Standartları’nı (TMS) tamamlayan ve gerek “içerik”, gerek “amaç” yönünden onlarla uyumlu olan nitelikteki denetleme’nin ülkemizin şirketlerini, pazarlarını ve borsalarını “finansal sonuçlarına güvenilebilir” konuma getireceği düşünülmüştür. Bu ise, işletmelerimizin dış pazarlardaki rekabet güçlerini yükseltecektir.
“6102 Sayılı Yeni TTK’ya Göre Yapılacak Denetim Çalışmaları” Nelerdir ?
Ayrıca Yeni TTK’da Denetim İşlemleri’nin yürütülmesi için belirli “denetim mekanizmaları” oluşturulmuştur. Bu mekanizmalar; İşlem Denetçisi, Özel Denetim / Özel Denetçi, Denetçi başlıkları altında ele alınabilir. Yeni TTK, “şirket kurucuları’na ve yöneticileri’ne” önemli sorumluluklar yüklemektedir. Bu kapsamda, Yeni TTK’nın yapısı içerisinde, kurucuların ve yöneticilerin hazırlayacağı bazı raporların “denetim’den geçmesi” öngörülmüştür. Örneğin; Kuruluş Raporu “İşlem Denetçisi” tarafından, Yönetim Kurulu’nun sorumluluğunda hazırlanan Finansal Tablolar ise “Denetçi” tarafından denetlenecektir. Yeni TTK, Murakıplık (Denetçilik) müessesesine önemli farklılıklar getirmiştir.Denetçilik müessesesi “şirketin bir organı” olmaktan çıkarılmıştır. Bunun yerine, şirketlerin denetimi’nin, büyüklük ölçüleri göz önüne alınarak, Bağımsız Denetim Kuruluşları ve / veya bir SMMM / YMM tarafından yapılması kabul edilmiştir.
“Denetçi’nin Tanımı” Nedir ?
Yeni TTK’ya göre “Denetçi”; ortakları Yeminli Mali Müşavir (YMM) veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) unvanını taşıyan bir Bağımsız Denetleme Kuruluşu’dur. Bağımsız Denetleme Kuruluşu bünyesinde “Bağımsız Denetim” işi ile ilgili görevlendirilen ister SMMM ister YMM olsun “Denetçi” olarak tanımlanabilir. Geniş anlamda ise Finansal Tablolar’ın Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) doğrultusunda bir “işletmenin finansal durumunu ve faaliyet sonuçlarını tüm önemli yönleriyle”, “gerçeğe uygun” ve “doğru” bir biçimde gösterip göstermediği konusunda “Görüş” bildiren “denetimden sorumlu” kişi “Denetçi” olarak tanımlanmaktadır.
“Denetim’in Tanımı” Nedir ?
Yeni TTK’da Denetim İşi’nin tanımı;
“Şirketin ve topluluğun Finansal Tabloları ile Yönetim Kurulu’nun Yıllık Faaliyet Raporu’nun denetimi; envanterin, muhasebenin ve Türkiye Muhasebe Standartları’nın (TMS) öngördüğü ölçüde İç Denetim’in, bu Bölüm hükümleri anlamında Madde-378 uyarınca verilen raporların ve Madde-397’nin 1. (Birinci) fıkrası çerçevesinde Yönetim Kurulu’nun Yıllık Faaliyet Raporu’nun denetimi ile Türkiye Muhasebe Standartları’na (TMS), Yeni TTK’ya ve esas sözleşmenin Finansal Tabloları’na ilişkin hükümlere uyulup uyulmadığının incelenmesini de kapsar.” şeklinde yapılmıştır. Şirketin ve şirketler topluluğunun Finansal Tabloları ile Yönetim Kurulu’nun Yıllık Faaliyet Raporu denetimi, envanterin, muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin, Türkiye Muhasebe Standartları’nın (TMS) elverdiği ölçüde İç Denetim’in, Riskler’in Erken Teşhisi Komitesi’nce verilen raporların denetimi de bu kapsam içerisindedir.
“Sermaye Şirketleri’nin Denetçi Seçimi” Nasıl Olacaktır ?
Yeni TTK, “Denetçi Seçimi” işlemini Genel Kurul’un yapmasını öngörmektedir. Topluluk Denetçisi’nin Seçimi ise topluluk ana şirketi’nin Genel Kurul’u tarafından yapılacaktır. Genel Kurul’un “Denetçi Seçimi” sadece İşlem Denetçileri ve Bağımsız Denetçiler için söz konusudur, “Özel Denetim / Özel Denetçi” için ise Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından seçim yapılacaktır. Şirketlerin kuruluş aşamasında ise, Genel Kurul olmayacağı için, “Denetçi” seçimi “Kurucular” tarafından yapılacaktır.
İşlem Denetçisi Nedir?
Yeni TTK’nın tanımladığı 3 (Üç)’lü Denetim Mekanizması içerisinde yer alan “İşlem Denetçisi” kurucular tarafından hazırlanan Kuruluş Raporu’nun denetlenmesi görevini yerine getirecektir. Kuruluş Raporu’nda belirlenen hususların doğru olduğuna, eksiksiz yerine getirildiğine dair bir Denetleme Raporu hazırlayacak kişi yine İşlem Denetçisi olacaktır. Bu rapor kuruluş evrakları içerisinde Ticaret Sicil’e verilecektir. Ayrıca, sermaye şirketlerinde yapılacak “birleşme”, “bölünme” ve “tür değişikliği” işlemleri de İşlem Denetçisi tarafından Denetleme Raporu hazırlanmasını gerektiren işlemlerdir. İşlem Denetçi’si şirketin “sermaye arttırımı ve azaltımı” konularında da yapılan işlemlerin mevzuata uygunluğuna ilişkin Denetleme Raporu hazırlayacaktır. Denetçi ve Topluluk Denetçisi Nedir? Denetim Mekanizmaları’nın içerisinde tanımlanan bir diğer Denetçi’de “Bağımsız Denetçi”dir. Bağımsız Denetçi, Yönetim Kurulu’nun sorumluluğunda hazırlanan Yıllık Faaliyet Raporu’nda yer alan ve Genel Kurul’un kar dağıtım kararı’na esas olan, şirketin ve şirketler topluluğunun Finansal Tabloları’nın Türkiye Denetim Standartları’na göre denetlenmesi işlemini yerine getirecek olan kişidir. Bağımsız Denetçi, yapacağı incelemenin neticesinde şirket veya şirketler topluluğunun Finansal Tabloları hakkında görüş yazısı da içeren bir Denetleme Raporu hazırlayarak Genel Kurul’a sunacaktır. Denetleme, şirketin ve/veya topluluğun, mal varlıksal ve finansal durumunun yeni TTK’nın Madde-515’i anlamında “dürüst resim” ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamış ise sebeplerini, dürüstçe belirtecek şekilde yapılacaktır.
Denetçi, hazırlayacağı raporlar içerisinde, Yönetim Kurulu’nun şirketi tehdit eden veya edebilecek nitelikteki riskleri zamanında teşhis edebilmek ve risk yönetimini gerçekleştirebilmek için Madde-378’de öngörülen “sistemi ve yetkili komiteyi” kurup kurmadığını, böyle bir sistem varsa bunun yapısı ile komitenin uygulamalarını açıklayan, ayrı bir rapor’u, Denetim Raporu ile birlikte, Yönetim Kurulu’na sunacaktır. Bu ilave raporun esasları Geçici Madde-2’de ve Geçici Madde-3’de öngörülen kurum (Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu ve Denetçi’nin denetlenmesini sağlayacak Üst Kurul) tarafından belirlenecektir.
Yeni TTK’da yapılan açıklamalarda “Topluluk Denetçisi” geniş anlamı ile tanımlanmamış ve “Denetçi” başlığı altında incelenmiştir. Yapılan düzenlemelerde şirketler topluluğunda “ana şirket” tarafından seçilecek kişinin “Topluluk Denetçisi” olacağı belirtilmiştir. Buradan hareketle, konsolidasyona dâhil olan ana şirket’in finansal tablolarını denetlemek için seçilen Denetçi’nin, başka bir Denetçi seçilmediği takdirde, topluluğun finansal tablolarının da Denetçisi kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Topluluğun finansal tablolarının denetiminden sorumlu olan Denetçi, topluluğun konsolide tablolarına alınan şirketlerin finansal tablolarını, özellikle konsolidasyona bağlı uyarlamaları ve mahsupları, Madde-397’nin 1. (Birinci) fıkrası anlamında inceler; meğerki, konsolidasyona alınan şirket, kanun gereği veya böyle bir gereklilik bulunmaksızın, Yeni TTK’nın denetleme kısmındaki hükümleri’ne uygun olarak denetlenmiş olsun. Bu istisna, merkezi yurt dışında bulunan bir şirketin Yeni TTK’nın öngördüğü denetimle eş değer bir denetime tâbî tutulmuş olması hâlinde de geçerlidir. Özel Denetim / Özel Denetçi; “Özel Denetim İsteme Hakkı” ile “Özel Denetçi” atanması ise, uygulama alanı daha çok hakim şirket’e bağlı şirket ilişkilerinde ortaya çıkmaktadır. Gerekli görülen hallerde, herhangi bir Pay Sahibi’nin şirket merkezi’nin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurması sonucu mahkemenin tayin edeceği bir kişinin, şirketler topluluğu ile ilgili, mahkemenin belirleyeceği kapsamda, denetim yapması ve rapor hazırlaması işlemidir.
Her “pay sahibi”, pay sahipliği hakkı olarak, belirli olayların “özel bir denetim” ile açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile, Genel Kurul’dan isteyebilir. Genel Kurul’un “istemi kabul etmemesi” durumunda her pay sahibi’nin 30 (Otuz) gün içerisinde şirket merkezi’nin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi’nden bir ”Özel Denetçi” atanmasını “isteme hakkı” bulunmaktadır. Aşağıdaki durumların ortaya çıkmasında da Özel Denetçi atanabilir.
Şirketi denetleyen Denetçi Şirket, hakim şirket veya topluluk şirketleriyle ilişkilerinde, “Sınırlı Olumlu Görüş” vermiş veya “Görüş Vermekten Kaçınmış” ise , Yönetim Kurulu’nun aldığı kararların “şirketi zarara uğratması” ve bunlar dolayısıyla “denkleştirme yapılmadığı” açıklanmış ise. “Denetçi Seçimi’nin Süresi” Nedir ?
Denetçi Seçimi’nin “her faaliyet dönemi için” yenilenmesi, seçimin faaliyet dönemi bitmeden tamamlanması gerekmektedir. Faaliyet döneminin 4. (Dördüncü) ayına kadar bir başka deyiş ile 31.03.2013 tarihine kadar Denetçi’nin seçimi yapılamaz ise, Yönetim Kurulu’nun, herhangi bir Yönetim Kurulu Üyesi’nin veya herhangi bir Pay Sahibi’nin isteği üzerine şirket merkezi’nin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından “Denetçi ataması” yapılır. Mahkemenin kararı kesindir. Yeni TTK’nın geçici maddeleri’nde yapılan düzenleme ile, Denetçi’nin “anonim”, “limited” ve “sermayesi paylara bölünmüş komandit” şirket’in yetkili organı tarafından en geç 01.03.2013 tarihine kadar “seçilmesi gerektiği” belirtilmiştir.
“Denetçi Seçmeme’nin Yaptırımları” Nelerdir ?
Kuruluş işlemleri’nde, “İşlem Denetçisi Raporu” ticaret sicil’e verilecek kuruluş belgeleri arasında aranan bir belgedir, dolayısıyla bu belgenin eksik olması kuruluşun gerçekleşmemesi’ne neden olacaktır.
Faaliyetine devam eden şirketlerde ise, Denetçi seçimi Genel Kurul’un sorumluluğundadır, dolayısıyla Genel Kurul “Denetçi seçilmemesi” nedeniyle “iptal davası” ile karşılaşabilecektir.Ayrıca, Denetçi Seçimi’nin “İnternet Web Sitesi” üzerinden “duyurulması” gerekmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda, 3 (Üç) aya kadar “hapis” ve 100 (Yüz) güne kadar “adli para cezası”na varan yaptırımlarla karşılaşılabilecektir.
“Denetçi’nin Görev Süresi” Ne Kadardır ?
Şirket Genel Kurulu tarafından seçilen Denetçi’nin “görev süresi” ile ilgili olarak Yeni TTK’da, Bağımsız Denetim Kuruluşu’nun bir şirketi denetlemekle görevlendirdiği Denetçi için arka arkaya 7 (Yedi) yıl “Denetim Raporu verme süresi” öngörülmüştür. Bu açıklamadan hareketle, İşlem Denetçisi’nin ve Bağımsız Denetçi’nin görev süresi’nin arka arkaya 7 (Yedi) yıl “Rapor verme süresi” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. 7 (Yedi) yıllık süre’nin tamamlanmasından sonra Denetçi en az 2 (İki) yıl için değiştirilecektir.
“Denetimde Rotasyon” Ne İfade Etmektedir ?
Şirketlerde 7 (Yedi) yıllık Denetim Raporu verme süresi’ni dolduran Denetçi en az 2 (İki) yıl için değiştirilecektir. Buradaki önemli husus, 7 (Yedi) yıllık Denetim Raporu verme süresinin Denetçi için geçerli olduğu ve Bağımsız Denetim Kuruluşu’nu kapsamadığıdır. Başka bir deyiş ile, Bağımsız Denetim Kuruluşu aynı kalabilir ancak denetim’in sorumluluğu’na sahip Denetçi değiştirilecektir.
“Denetçi’nin Kontrolü’ne Sunulacak Belgeler” Nelerdir ?
Öncelikli olarak, şirket Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu ve Finansal Tablolar Denetçi’nin kontrol edeceği belgelerdir. “Finansal Tablolar” tanımından muhasebenin tümü’nü anlamak gerekmektedir. Başka bir deyiş ile, Türkiye Muhasebe Standartları’na (TMS) göre tutulan defterler, bu defterlere yapılan kayıtlara dayanak teşkil eden tüm belgeler, yazışmalar ve benzerleri ile Türkiye Finansal Raporlama Standartları’na (TFRS) göre hazırlanmış Mali Tablolar Denetçi’nin kontrolüne sunulmalıdır. Bunun dışında kuruluş aşamasında, İşlem Denetçisi’nin raporunu hazırlaması için, payların tamamının taahhüt edildiğini gösteren beyanlar, pay bedellerinin en az tutarlarının bankaya yatırıldığına dair dekontlar, ayni sermayeler için değerleme raporları ve benzeri belgelerde Denetçi’ye sunulacak belgeler arasında sayılabilir. Yine İşlem Denetçisi’ne “birleşme”, “bölünme” ve “tür değişiklikleri” ile ilgili evrakların tamamının sunulması gerekecektir. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından atanacak Özel Denetçi’ye de şirket defterleri, yazışmalar dahil tüm Yönetim Kurulu yazıları, kasa, kıymetli evrak ve başta mallar olmak üzere varlıkların denetim amacıyla sunulması gerekmektedir.
“Denetçi’nin Kontrolü’ne Sunulacak Belgelerin Hazırlanma Süresi” Ne Kadardır ?
Yeni TTK, Denetçi’nin kontrolüne sunulacak belgelerin “teslim süresi” olarak “detaylı açıklamalar” içermemekle beraber, özellikle şirket Yönetim Kurulu tarafından TMS’ye göre hazırlanmış Finansal Tablolar ile eklerinin ve Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu’nun, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk 3 (Üç) ayı içinde hazırlanmasını ve Genel Kurul’a sunulmasını öngörmektedir. Dolayısıyla buradan Denetçi’nin kontrolüne sunulması gereken Finansal Tablolar’ın ve ekleri ile Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu’nun “detaylı incelemeye olanak verecek bir süre içerecek” şekilde hazırlanması gerektiği ve “bu sürenin şirket yapılarına göre ortaya çıkacağı” anlaşılmalıdır.
“Yönetim Kurulu’nun Denetim Açısından Sorumlulukları” Nelerdir ?
Yeni TTK, şirketlerin Finansal Tabloları ve Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu için Denetçi’nin “Görüş” bildireceğini belirtmiştir. Denetçi Görüşü’nün “Olumlu Görüş” olmasına yönelik olarak, Yönetim Kurulu;
TMS’ye uygun defter tutulması, Muhasebe sistemlerinin buna uygun hale getirilmesi, Defter kayıtlarının şeffaf, açık, anlaşılabilir şekilde utulmasını sağlayacak önlemler alınması, Mali tabloların TFRS’ye göre hazırlanmasının sağlanması, Yıllık Faaliyet Raporları’nın Finansal Tablolar ile uygun bilgiler içerecek şekilde hazırlanmasının sağlanması, Tüm bu belgelerin “Denetçi’nin görevini eksiksiz şekilde yerine getirebileceği bir sürede” Denetçi’nin kontrolüne sunulması, Borsaya kota şirketler ile “küçük limited şirketler hariç” limited şirketlerde Riskler’in Erken Teşhisi Komitesi’nin kurulması, İnternet Web Sitesi’nin kurulması ve Denetçi Raporu’nun burada ilan edilmesi, Şirket bünyesine uygun muhasebe politikalarının ve tahminlerinin oluşturulması,
İşlemlerinden sorumludur.
“Risk Kontrol ve İç Kontrol Denetimi” Nasıl Olacaktır ?
Yeni TTK’daki en önemli düzenlemelerden birisi’de Riskler’in Erken Teşhisi Komitesi’nin kurulması yönünde yapılan düzenlemelerdir. Bu kapsamda, “pay senetleri borsada işlem gören” Anonim Şirketler’de, Yönetim Kurulu, şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun için gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla “uzman bir komite” kurmak, “sistemi çalıştırmak” ve “geliştirmekle” yükümlüdür. “Pay senetleri borsada işle görmeyen” Anonim Şirketler’de ise, bu komite’nin kurulup çalıştırılmasına yönelik yükümlülük, Denetçi’nin gerekli görüp bunu Yönetim Kurulu’na bildirmesi ile ortaya çıkmaktadır. Limited Şirketler için ise, yeni TTK farklı bir düzenlemeye gitmiş ve “küçük limited şirketler hariç” Riskler’in Erken Teşhisi Komitesi’nin kurulmasını Şirket Müdürleri’nin “devredilemez ve vazgeçilemez” görevleri arasında saymıştır. Bu tanımdaki “küçük limited şirketler” kavramı’nı netleştirecek sınırlar “ikincil mevzuat” ile geliştirilecektir. Yeni TTK’daki bu düzenlemeler tamamen Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Mevzuatı’na paralellik gösteren düzenlemeler olarak ortaya çıkmıştır. Bu komiteler’in kurulup çalıştırılması ile riskler önceden tespit edilip yönetilebilecek ve gerekli önlemler alınabilecektir. Bu komiteler’in varlığı Denetçi görüşünü de olumlu yönde etkileyecektir. Şirketlerin İç Denetim Bölümleri’nin oluşturulması yönünde, yeni TTK’da “açıklık” olmamakla beraber, denetleme’nin kapsamı’nın neler olacağına ilişkin açıklamalarda Türkiye Muhasebe Standartları’nın (TMS) öngördüğü ölçüde İç Denetim’in denetlenmesi de Denetçi’nin sorumluluğunda denetim kapsamı’na dahil edilmiştir. İç Denetim Bölümü’nün bulunması Denetçi’nin yapacağı denetimin kapsamını daraltan bir sonuç içerecektir. “Yönetim Kurulu’nun Denetim Sorumlulukları’nı Yerine Getirmemesi’nin Yaptırımları” Nelerdir ?
Yönetim Kurulu’nun Madde-13’ de belirtilen sorumluluklarını yerine getirmemesi, Denetçi’nin Finansal Tablolar ve Yıllık Faaliyet Raporu ile ilgili “Olumsuz Görüş” vermesi sonucunu doğuracaktır. “Olumsuz Görüş” verilmesi durumunda Yönetim Kurulu 4 (Dört) iş günü içinde Genel Kurul’u toplantıya çağırmalı ve toplantı gününde geçerli olacak şekilde “istifa” etmelidir. Dolayısı ile Yönetim Kurulu, Genel Kurul tarafından, “ibra” edilemeyecektir.Ayrıca; Yeni TTK’da, Yönetim Kurulu Üyeleri kanun’dan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, kusurlarının bulunmadığı ispatlanmadıkça, hem şirket’e hem pay sahipleri’ne hem de şirket alacaklıları’na karşı, verdikleri zarardan sorumlu olduklarına dair belirleme yapılacaktır.
“Denetim’den Geçmemiş Finansal Tablolar Hiç Düzenlenmemiş Kabul Edilecek” Hükmü Nedir ?
Yeni TTK ile getirilen önemli yeniliklerden biri olan “Denetçi” kavramı içinde, sermaye şirketlerinde şirketin veya şirketler topluluğunun Finansal Tabloları’nın ve Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu’nun, Denetçi olarak seçilmiş kişi tarafından denetlenerek, “Görüş” yazısını da içeren, bir “Denetleme Raporu” verileceği belirtilmiştir. Denetlenecek olan Finansal Tablolar 6 (Altı) aylık ve 1 (Bir) yıllık Finansal Tablolar’dır. Finansal Tablolar’ın Türkiye Finansal Raporlama Standartları’na (TFRS) uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Finansal Tablolar’ın denetiminden sorumlu Denetçi’nin yapacağı denetim çalışması, Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu’nun belirlendiği esaslar bağlamında, “Denetçilik” mesleğinin gerekleri ile etiği’ne uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilmelidir. Denetleme, şirketin ve topluluğun, mal varlıksal ve finansal durumunun Madde-515 anlamında “dürüst resim” ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamış ise sebeplerini, dürüstçe belirtecek şekilde yapılmalıdır. Denetçi’nin “bu şekilde denetimini yapmadığı” Finansal Tablolar ve Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu “hiç düzenlenmemiş” sayılacaktır. Finansal Tablolar ve Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu’nun “hiç düzenlenmemiş” sayılması durumu “Olumsuz Görüş” bildirmek ile “aynı sonuçları” doğurur. Bir başka deyiş ile, şirket Finansal Tablolar ile ilgili herhangi bir karar alamaz. Yönetim Kurulu’nun “istifası” gündeme gelir ve “ibra” edilmeme durumu ortaya çıkar.
“Denetçi Olmayı Engelleyen Durumlar” Nelerdir ?
“Denetçi tanımı” altında yer alan, Yeminli Mali Müşavir (YMM), Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM), Bağımsız Denetleme Kuruluşu ve bunların ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişiler ilgili şirkette “Denetçi olamazlar”.
Bunlar;
Denetlenecek şirkette pay sahibiyse, Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanı ise veya Denetçi olarak atanmasından önceki 3 (Üç) yıl içinde bu sıfatı taşımış ise, Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişi’nin, bir ticaret şirketi’nin veya bir ticari işletme’nin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, Yönetim Kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibi ise ya da bunlarda %20 (Yüzde Yirmi)’den fazla paya sahip ise yahut denetlenecek şirket’in Yönetim Kurulu Üyesi’nin veya bir yöneticisi’nin alt veya üst soyundan biri, eşi veya 3. (Üçüncü) derece dahil, 3. (Üçüncü) dereceye kadar kan veya kayın hısmı ise, Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde bulunan veya böyle bir şirkette %20 (Yüzde Yirmi)’den fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya Denetçi olacağı şirkette %20 (Yüzde Yirmi)’den fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyor ise, Denetlenecek şirketin defterleri’nin tutulmasında veya Finansal Tabloları’nın düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuş ise, Denetlenecek şirketin defterleri’nin tutulmasında veya Finansal Tabloları’nın çıkarılmasında denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunduğu için (e) bendi’ne göre Denetçi olamayacak gerçek veya tüzel kişi’nin veya onun ortaklarından biri’nin kanuni temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, Yönetim Kurulu Üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak bizzat kendisi ise, Yukarıdaki (a) ilâ (f) bentleri’nde yer alan şartları taşıdığı için Denetçi olamayan bir Denetçi’nin nezdinde çalışıyor ise, Son 5 (Beş) yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin tamamının %30 (Yüzde Otuz)’undan fazlasını denetlenecek şirkete veya ona %20 (Yüzde Yirmi)’den fazla pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde etmiş ise ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyor ise,
Denetçi olamaz;
Ancak, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB), katlanılması güç bir durum ortaya çıkacak ise, (h) bendindeki yasağın kaldırılması için, belli bir süreyle sınırlı olarak onay verebilir.
“Denetçi’nin Hazırlayacağı Raporlar” Nelerdir ?
Denetim mekanizmaları “İşlem Denetçisi”, “Özel Denetim / Özel Denetçi” ve “Denetçi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamalar altında; İşlem Denetçisi;
“Kuruluş işlemleri” ile ilgili olarak payların tamamının taahhüt edildiğini; kanun’da veya esas sözleşme’de öngörülmüş bulunan pay bedellerinin en az tutarlarının kanun’a uygun olarak bankaya yatırıldığını; buna ilişkin banka mektubu’nun kuruluş belgeleri arasında yer aldığını; bu yükümlülüğün herhangi bir şekilde dolanıldığına ilişkin bir belirti bulunmadığını; ayni sermaye ve devralınan ayınlar için mahkemece atanan bilirkişilerce değerleme yapıldığını, mahkemece bir kararla onaylanan rapor’un dosyaya sunulduğunu; kurucu menfaatlerinin kanun’a uygun olduğunu; kurucular beyanı ile ilgili açık bir uygunsuzluğun, aşırı değerlemenin, işlemlerde görünür bir yolsuzluğun bulunmadığı’nı ve diğer kuruluş belgeleri’nin mevcut olduğunu, gerekli noter onayları’nın ve izinlerin alındığı’nı gösteren “Denetleme Raporu”, “Birleşme”, “bölünme” ve “tür değişikliği” kapsamında yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığına dair “Denetleme Raporu”, Sermaye arttırımlarında ki “sermaye arttırım raporu”, İşlem Denetçisi tarafından düzenlenecektir.
Özel Denetim / Özel Denetçi;
Özel Denetçi seçimi şirket merkezi’nin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılabilir. Mahkeme, şirketi ve istem sahipleri’ni dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme, istemi yerinde görür ise, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek “Özel Denetçi” atar. Özel Denetçi bu kapsamda incelemelerini yaparak mahkemeye rapor sunar.
Denetçi ve Topluluk Denetçisi;
Denetçi, yapılan denetim’in türü, kapsamı, niteliği ve sonuçları hakkında, gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış ve geçmiş yılla karşılaştırmalı olarak hazırlanmış, Finansal Tabloları konu alan bir “Denetim Raporu” düzenleyecektir. Ayrıca, Yönetim Kurulu’nun, şirketin veya topluluğun durumu hakkındaki Yıllık Faaliyet Raporu’nda yer alan irdelemeleri, Finansal Tablolar ile tutarlılığı ve gerçeğe uygunluğu açısından değerlendireceği bir “rapor” düzenleyecektir. Bağımsız Denetçi imza altına alarak Genel Kurul’a sunacağı bu “raporlar” ile ilgili denetim’in sonucunu gösteren “Görüş” yazısını da raporlar ile birlikte verecektir.
“Görüş Bildirmekten Kaçınma” ve “Olumsuz Görüş” Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar ?
Denetçi, denetimin sonucunu “Görüş” yazısı’nda açıklar. Bağımsız Denetim Görüşü’nün oluşturulma sürecinde Denetçi’nin, “Finansal Tablolar’ın önemli yanlışlıkları içermediğine dair” makul güvenceyi elde edecek “yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı’na sahip olması” gerekir. Finansal Tablolar’ın Finansal Raporlama Standartları uyarınca “gerçeği tüm önemli yönleriyle”, “doğru” ve “dürüst” bir şekilde yansıtıp yansıtmadığına ilişkin “Görüş” oluşturulması süreci, Finansal Tablolar’ın anılan ilkelerin “işlem türleri”, “hesap bakiyeleri” veya “dipnotlara ilişkin özel hükümleri” uyarınca hazırlanıp hazırlanmadığı hususunun değerlendirilmesini de içerir.
Bu değerlendirmede;
Seçilen ve uygulanan “muhasebe politikalarının” Finansal Raporlama Standartları’na ve mevcut koşullara uygunluğu, Mevcut koşullar çerçevesinde işletme yönetimince yapılan “muhasebe tahminlerinin” makul olması, Muhasebe politikaları dahil, Finansal Tablolar’da sunulan tüm bilgilerin “ilgili”, “güvenilir”, “karşılaştırılabilir” ve “anlaşılabilir” olması, Finansal Tablo bilgilerinin, işletmenin “finansal durumu”, “performansı” ve “nakit akımı” gibi, Finansal Tablo kullanıcılarının önemli işlem ve olayların etkilerini anlayabilmelerini sağlamadaki “yeterliliği” dikkate alınır.
Denetçi; öncelikle yeni TTK Madde-398 ve Türkiye Denetim Standartları uyarınca yapılan denetimde ve yukarıda açıklanan değerlendirmesinde, Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve diğer gereklilikler bakımından “herhangi bir aykırılığa rastlamış ise”, denetim sırasında elde edilen bilgilere göre, şirketin veya topluluğun Finansal Tabloları’nın “doğru olduğuna”, mal varlığı ile finansal duruma ve kârlılığa ilişkin “resmin gerçeğe uygun bulunduğuna” ve tabloların bunu “dürüst bir şekilde yansıttığına” dair “çekinceleri var ise”, “Görüş” yazısını “sınırlandırabilir” veya “Olumsuz Görüş” verebilir.
Şirket defterlerinde, denetlemenin uygun bir şekilde yapılmasına ve sonuçlara varılmasına olanak vermeyen ölçüde “belirsizliklerin bulunması” veya şirket tarafından denetlenecek hususlarda “önemli kısıtlamaların yapılması” hâlinde Denetçi, bunları ispatlayabilecek delillere sahip olmasa bile, gerekçelerini açıklayarak “Görüş Bildirmekten Kaçınma” seçeneğini uygulayabilir.
“Olumsuz Görüş Bildirme’nin Sonuçları” Nelerdir?
“Olumsuz Görüş Bildirme’nin Sonuçları” Nelerdir?
“Olumsuz Görüş” veya “Görüş Bildirmekten Kaçınma” durumlarında Genel Kurul, Finansal Tablolar’a dayanarak, açıklanmış olan “kar veya zarar ile ilgili” doğrudan veya dolaylı bir karar alamaz, “Olumsuz Görüş” verilmesi durumunda Yönetim Kurulu, 4 (Dört) iş günü içinde, Genel Kurul’u “toplantıya davet” ve “toplantı gününde geçerli olacak şekilde istifa” eder. Yönetim Kurulu, Genel Kurul tarafından, “ibra edilememe” durumunda kalarak “pay sahiplerine” ve “şirket alacaklılarına” karşı ortaya çıkabilecek zarardan sorumlu olur.
“Denetçi’nin Sır Saklama Yükümlülüğü” Nedir ?
Denetçi, İşlem Denetçisi ve Özel Denetçi ile bunların yardımcıları ve bağımsız denetleme kuruluşunun denetleme yapmasına yardımcı olan temsilcileri, denetimi “dürüst” ve “tarafsız” bir şekilde yapmak ve “sır saklamak” ile yükümlüdürler. Faaliyetleri sırasında öğrendikleri, denetleme ile ilgili olan “iş ve işletme sırlarını” izinsiz olarak kullanamazlar. Kasten veya ihmal ile yükümlerini ihlal edenler, şirkete ve zarar verdikleri takdirde bağlı şirketlere karşı sorumludurlar. Zarar veren kişi birden fazla ise sorumluluk müteselsildir. Öngörülen bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinde ihmali bulunan kişiler hakkında, verdikleri zarar sebebiyle, her bir denetim için 100.000 (Yüzbin) Türk Lirası’na, pay senetleri borsada işlem gören Anonim Şirketler’de ise 300.000 (Üçyüzbin) Türk Lirası’na kadar tazminata hükmedilebilir. İhmalleriyle zarara sebebiyet veren kişilere ilişkin “bu sınırlama”, denetime birden çok kişinin katılmış veya birden çok sorumluluk doğurucu eylemin gerçekleştirilmiş olması hâlinde uygulandığı gibi, “katılanlardan bazılarının kasıtlı hareket etmiş olmaları” durumunda da geçerlidir. Denetçi’nin bir Bağımsız Denetleme Kuruluşu olması hâlinde, “sır saklama” yükümü bu kurumun Yönetim Kurulu’nu ve Üyeleri’ni ve çalışanları’nı da kapsar. Bu hükümlerden doğan “tazmin” yükümü “sözleşme” ile ne kaldırılabilir ne de daraltılabilir. Denetçi’nin bu madde’den doğan sorumluluğu’na ilişkin istemler, “rapor tarihinden” başlayarak 5 (Beş) yılda “zaman aşımına” uğrar. Ancak, “fiil” suç oluşturup da Türk Ceza Kanunu’na göre süresi daha uzun dava zaman aşımı’na tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da o zaman aşımı uygulanır.
“Denetçi’nin Sorumluluğu” Nedir ?
Yeni TTK’da; “Denetçi’nin Sorumluğu” ile ilgili düzenlemeler de yapılmış olup Madde-554 kapsamında yer alan ilgili düzenlemelere göre ;
Şirketin ve şirketler topluluğunun “yılsonu ve konsolide Finansal Tabloları’nı”, “raporlarını”, “hesaplarını” denetleyen “Denetçi”; “şirketin kuruluşu’nu”, “sermaye artırımı’nı ve azaltılması’nı”, “birleşmeyi”, “bölünmeyi”, “tür değiştirmeyi”, “menkul kıymet ihracı’nı” veya “herhangi bir diğer şirket işlem ve kararı’nı” denetleyen “İşlem Denetçisi” ve “Özel Denetçi”; kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde “kusurlu hareket ettikleri takdirde”, hem “şirket’e” hem de “pay sahipleri ile şirket alacaklıları’na” karşı “verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur”. Kusuru iddia eden ispatlar.
“Denetçinin Denetimi” Nasıl Olacak ?
Yeni TTK, sermaye şirketleri’nin denetim mekanizmaları’nı düzenlerken tanımlamış olduğu Denetçi’yi oldukça geniş yetkilerle donatmış bununla beraber Denetçi’nin sorumluluğuna giren işlerle ilgili şirket’e, pay sahipleri’ne ve şirket alacaklıları’na verdiği zarar dolayısı ile de zarardan sorumlu tutmuştur.
Yeni TTK, Denetçi’ye yüklediği sorumluluk ile yetinmemiş ve Geçici Madde-3’de yapılan düzenleme ile; Kamu adına denetleyici tüzel kişiliğe haiz bir üst kurum kurulup faaliyete geçinceye kadar, Madde-400’de öngörülen şekilde, Denetçi’nin, denetlemelerini bu Yeni TTK hükümleriyle “standartlara” ve “amaca” uygun olarak yapmalarını sağlamak için, Denetçi’nin yerinden ve internet’te, denetleme belgelerine erişim suretiyle ve ayrıca gerekli bilgileri de alarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenmesi yönünde, düzenlemeler yapmış olup “bu üst denetim’in usul ve esasları” Madde-400 uyarınca “ikincil mevzuat” kapsamında çıkarılacak yönetmelikte belirleneceğini hüküm altına almıştır.
“Yönetim Kurulu’nun İbraz Yükümlülüğü” Nedir ?
Madde-401 kapsamında Şirketin Yönetim Kurulu, “Finansal Tabloları” ve “Yönetim Kurulu’nun Yıllık Faaliyet Raporu’nu” düzenlettirip onaylayarak, gecikmeksizin Denetçi’ye verecektir. Yönetim Kurulu, şirketin “defterlerinin”, “yazışmalarının”, “belgelerinin”, “varlıklarının”, “borçlarının”, “kasasının”, “kıymetli evrakının”, “envanterinin” incelenerek denetlenebilmesi için Denetçi’ye gerekli imkânları da sağlamakla yükümlüdür.
“Şirket ile Denetçi Arasında Görüş Ayrılığı Olması Durumunda” Ne Olacak ?
Madde-405 kapsamında; “Şirket ile Denetçi arasında” şirketin ve topluluğun yılsonu hesaplarına, Finansal Tabloları’na ve Yönetim Kurulu’nun Yıllık Faaliyet Raporu’na ilişkin, “ilgili kanun’un”, “idari tasarruf’un” veya “esas sözleşme hükümleri’nin” “yorumu veya uygulanması konusunda” doğan “görüş ayrılıkları” hakkında, Yönetim Kurulu’nun veya Denetçi’nin “istemi” ile şirketin merkezi’nin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dava açılmalıdır. Davada “dosya üzerinden karar” verilecektir ve mahkemenin kararı kesindir. Dava giderlerinin borçlusu şirket olacaktır.
“Denetçi’nin Görevden Alınması” ve “Sözleşmenin Fesh Edilmesi” Nasıl Olacak ?
Madde-399 kapsamında yapılan düzenlemeye göre, “şirket Genel Kurul’u” tarafından seçilen “Denetçi” ancak şirketin merkezi’nin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ve aşağıdaki şartlarda görevden alınabilir;
Yönetim Kurulu’nun, Sermayenin %10 (Yüzde Onu)’nu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin %5 (Yüzde Beşi)’ni oluşturan pay sahiplerinin,
istemi üzerine, mahkeme ilgilileri ve seçilmiş Denetçi’yi dinleyerek, seçilmiş Denetçi’nin “şahsına ilişkin haklı bir sebebin” gerektirmesi, özellikle de onun “taraflı davrandığı” yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, “başka bir Denetçi” atayabilir. “Başka bir Denetçi atanmadan” mevcut “Denetçi” görevden alınamaz, “sözleşme fesh” edilemez. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece “haklı bir sebep var ise” veya “kendisine karşı görevden alınma davası açılmış ise” feshedebilir.
|