Orhan Güreli Okul Öncesi Eğitim Birimi törenle hizmete açıldı.(12 Nisan 2010)

Orhan Güreli Okul Öncesi Eğitim Birimi törenle hizmete açıldı.(12 Nisan 2010)

Yönetim Kurulu Başkanımız A. Hüsnü Güreli ve eşi Asuman Güreli, TOGEM (Toplumsal Gelişim Merkezi)'in projesi kapsamında,eğitime önem veren babaları Orhan Güreli adına, Pendik Buhara İlköğretim Okulun'nun bahçesine okul öncesi eğitim birimi yaptırdılar.(12 Nisan 2010)

Baker Tilly Güreli Yönetim Kurulu Başkanı A. Hüsnü Güreli'nin babası rahmetli ORHAN GÜRELİ (1917-2007) üstadımız, Hesap Uzmanları Kurulu'nda 36 yıl fiilen çalıştıktan sonra, 01.07.1982 tarihinde yaş haddinden emekli olarak ayrılmıştır. Kasım 2008 tarihinde, rahmetli üstadımız Fahri Hesap Uzmanı Orhan GÜRELİ adına, "ORHAN GÜRELİ'YE ARMAĞAN" isimli, Vergi Dünyası dergisinin eki olarak, Maliye Hesap Uzmanları Derneği tarafından ilk defa bir üstada, ölümünden sonra, bir kitap hazırlanmıştır. Bu kitap aynı zamanda, Hesap Uzmanları Kurulu'nda emeği geçen ve rahmetli olan tüm Üstad'ların anısına ithaf edilmiştir. Kitabın birinci bölümünde, Orhan Güreli Üstad'ın hayat hikayesi yer almaktadır. Bu hikaye içinde, Hesap Uzmanları Kurulu tarihi de anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, Orhan Güreli Üstad'ın ardından O'nunla ilgili veya O'nu tanıyanlar tarafından O'na yazılan yazılar yer almaktadır. Üçüncü bölüm, Üstadın yapmış olduğu çalışmalardan örneklere ayrılmıştır. Hesap Uzmanlığı dışında görev aldığı vergi reform komisyonundaki çalışmalarından da örnekler yer almaktadır. Dördüncü bölüm ise, tarihi süreçte yaşananlara da ışık tutabilecek, nostaljik belgelere ayrılmıştır.

İkinci bölümde yer alıp, "O'nun anısına armağan" yazıları, kitabın basıldığı tarihteki ünvanlarıyla, Sayın Hasan Basri AKTAN(Maliye Müsteşarı (E.HUK Başkanı)), Sayın Prof. Dr. Selahattin TUNCER, Sayın Yılmaz ÖZBALCI (Fahri Hesap Uzmanı), Sayın Orhan ERDEN (Fahri Hesap Uzmanı), Sayın Sezai ONARAL(Eski Baş Hesap Uzmanı- İstanbul YMM Odası Başkanı), Sayın Nihat UZUNOĞLU(Maliye Hesap Uzmanları Derneği Başkanı), Sayın Prof. Dr. S. Yenal ÖNCEL, Sayın Necmi KARAKULLUKÇU(Eski Hesap Uzmanı), Sayın Dr. Veysi SEVİĞ(Eski Hesap Uzmanı), Sayın Fatih DURAL(Eski Hesap Uzmanı- Bağımsız Denetim Derneği Başkanı), Sayın Hakan HASAN ARI (Eski Baş Hesap Uzmanı), Sayın Mustafa UYSAL (Vergi Konseyi Başkanı), Sayın Burhan GEZGİN (Eski Baş Hesap Uzmanı), Sayın A. Hüsnü GÜRELİ (Eski Hesap Uzmanı)  üstadlarımıza aittir.

Şirketimizin Onursal Başkanı rahmetli Orhan GÜRELİ'yi şirketimiz çalışanlarına ve hizmet verdiğimiz 1000'e yakın değerli şirket yöneticilerine ve mensuplarına daha derinden tanıtmak amacıyla, kitapta yer alan Yönetim Kurulu Başkanı'mız A. Hüsnü GÜRELİ'ye ve Yönetim Kurulu Üyemiz Burhan GEZGİN'e ( Orhan Güreli ile haftanın belirli günlerinde uzun bir belgesel hazırlamak üzere çalışma yapan Üstadımız.) ait anı yazılarını aşağıda bilgilerinize sunmaktayız. Bu vesile ile her zaman örnek aldığımız ve gelecek kuşaklar içinde simge olan duayenimiz rahmetli Orhan GÜRELİ üstadımızı bir kez daha rahmet ve şükranla anıyoruz. Ruhu Şad OIsun.

Değerli Üstad Babamın Anısına...
Teşekkürlerimle....

A.Hüsnü GÜRELİ
Eski Hesap Uzmanı

Orhan Güreli 1916 yılında doğumundan 9 yıl sonra babasını kaybeden bir yetim çocuk. 1. Dünya Savaşı öncesi yoksulluk ve istilaya maruz kalmış Osmanlı yönetimine karşı baş kaldıran ekibin telgrafçısı Hüsnü Efendi, Karamürsel'de [Rahmetli Babaannem Karamursal diye naklederdi] Yunan istilasından kaçarken İznik'de attan düşerek ölen bir Kuvay-ı Milliyeci. Babaannem çok savaşçı dirayetli bir anne. Karamursal'dan bir mektebin bir küfesine babamı bir küfesine halamı koyarak düşmüş yollara. İstanbul'a geldiğinde Beşiktaş Serencebey'de bir yatılı sanat mektebine girip çocukların yırtıklarını söküklerini dikerek, çocuklarını önce yaşatmış, sonra okutmuş.

 Halam öğretmen olurken babam önce Darüşşafaka'yı (1937 senesinde) bitirmiş, sonra Mülkiye'ye girmiş. Sebebi açık, zira dedesi Hasan Efendi Mekteb-i Mülkiye'nin ikinci mezunu Hasan Efendi hem ilmiye, hem rüştiye mezunu, yani hem din adamı, hem bilim adamı.Çok önemli görevler yapmış. En son Aynaroz Kadılığından emekli olmuş. Babamın Mülkiye imtihanına giderken [o zamanlar, İstanbul'da bir Mühendis mektebi İTÜ,bir de Mülkiye sınavla öğrenci alıyor] annesi gömleğinin eteğini keserek yaka yaptığını bizlere anlattığında inanılmaz etkilenirdik ikiz kardeşimle.

 Mülkiye'yi de 1941'de bitirdikten sonra ilk ve son durak Maliye Bakanlığı, ilk iş Hocapaşa Vergi Dairesinin bodrumunda dosyaların temizlenmesiydi, sonra açılan H U K sınavını kazarak 1946 yılında kurulumuza katıldı ve yaş haddinden emekli olana kadar Devletine hizmet etti.

Orhan Güreli'nin en önemli kişilik özelliklerinin başında aşırı derecede bilgili ve donanımlı olmasına rağmen, bir o kadar da mütevazı olması gelirdi. Çok hoşgörülü, karşısındaki insanlara daima insanca yaklaşan, nazik ve terbiyeli bir insandı. Yüzlerce çok önemli vergi incelemelerine imza atan ve hatta dönemin iktidarda olan partinin İl Başkanı'nın işyerinde arama kararı ile inceleme yaparken bile aynı duruşu sürdürmesi onun ne kadar dürüst ve özgüvenli bir hesap uzmanı olduğunun göstergesi idi.

Orhan Güreli, Hesap Uzmanlarının sahip oldukları ve üstün mesleki değerlerinin oluşmasında kuşaktan kuşağa aktardıkları meslek ahlakı kavramlarını, Hesap Uzmanı mesleğinin onuruna yakışır sosyal davranış ve temsil yeteneğini aşılayan Kurulumuzun eşsiz temel taşlarındandır. Bakanlar Kurulu kararı ile taşıdığı "Fahri Hesap Uzmanı" ünvanı daima gurur duyduğumuz, hayatının en onurlu ödülüdür.

İkiz kardeşimle bizi yetiştirme süreci de onu anlatan muhteşem bir asalet ve özveri dersiydi. Özel okulda iki çocuğu okutmak için tam anlamıyla yemedi yedirdi, giymedi giydirdi. Hayatımın tamamını, herşeyimi ona borçluyum, tabii ki rahmetli anneciğimle birlikte. Şimdi gerçekten çok büyük bir sorumluluk taşıdığımı hissediyorum. Sağlığında sürekli yanında olmaya ve onu en iyi şekilde yaşatmaya çalışmış olmak, beni bu manevi borçtan kurtarmıyor. Yani şimdi devamlı onun istediği gibi ve onun asaletini yaşatacak biçimde yaşamaya mecbur olduğumu biliyorum. Onu yaşarken anmanın en iyi yolunun bu olduğuna inanıyorum.

Görevimiz, etik değerlerimize ve rahmetli babacığımın dediği gibi, Kurulumuza zarar verebilecek her türlü şeyden kaçınarak yaşamak, en güzel anma ve saygı duruşu olacak diyorum. Bugüne kadar vefat etmiş olan tüm mensuplarımıza yakınlarına Allahtan rahmet, kalanlara uzun ömürler diliyorum.

Bu kitapçığın hazırlanmasında, herşeyden önce böyle bir eserin Hesap Uzmanları Kurulu ve Maliye tarihimize bir not olarak düşülmesi kararını veren Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Derneğinin Değerli Başkanı Sn., Nihat UZUNOĞLU ve değerli yönetim kurulu üyelerine, kitaba armağan yazılarını veren tüm katılımcı Dostlarına bu kitabın ortaya çıkması için emek veren herkese ailemiz adına en derin şükran ve saygılarımızı sunarız.    

Orhan GÜRELİ Üstad'la Yolculuk

Burhan GEZGİN
Eski Baş Hesap Uzmanı

Adını çok duymuştum. Belki 'Hüsnü Güreli üstadınızın babası 'diye açıklama yapmışlardı. Birkaç kez uzaktan görmüşlüğüm de olmuştu. Ama Orhan Güreli, benim için, Sezai Onaral üstadla başladı:
- Madem bu kadar meraklısın Kurul'a, üstadlarına. Haftaya Levent Tenis Kulübüne gel. Öğle yemeğine.
Kenan Alanur, Ferhan Arkan, Cüneyt, Cevdet, Suat Darman ve Orhan Güreli üstadım masadaydılar. Hepsi çok şık ve özenliydiler. 1950'li, 60'lı, 70'li yıllar... Muavinlikleri, turneleri, incelemeleri, illa ki Hesap Uzmanlığı.. Ve illa ki Istanbul... Beyoğlu, Karaköy. Espriler, ağız dolusu kahkahalar, kaldırılan kadehler. Bir ara kulağıma eğilip " işte, gördüğün gibi bizim yemekler. Sezai, ayda bir , bizleri böyle bir araya getirir " diye açıklama yaptı üstadım. Ne çok yaşamışlıkları vardı. Ve ne çok gençtiler.
Üstadım hep gençti . 2001 Ağustos'unda tanıdım O'nu. "84 yaşındayım. Ama bu bilinen yaşım. Ben daha fazla olduğumu sanıyorum." dedi. Ve gülerek ekledi:
- İki padişah gördüm, bir de Cumhuriyet... İki de Cihan harbi.
Bir hazine bulmuştum adeta. Belleği pırıl pırıl. Berrak. Hayata ve insana dair en ince düğümleri çözebilecekti. Kaç kişinin bireysel tarihi, tüm ülkenin tarihini de içerir ki! Kaç kişi kalmıştı ki ilk Hesap Uzmanlarından. Ve kaç kişi anlatabilir di ki Ali Alaybek'i ilk ağızdan. Çocukluğundan 90 yaşına, bırakmadım peşini. Hep sordum. Hep anlattı. Yaşadıkları çok, anıları uzun, zaman kıttı, ikimizde biliyorduk. Sağolun üstadım, elinizi uzattınız, ses verdiniz. Paylaştınız bildiklerinizi: Pozitif bilimler,ekonomi, sosyoloji, siyaset, tarih, estetik ve sanat. Ve illa ki felsefe: Siyah-beyaz, doğu-batı, tekil-çoğul, yer-gök....Var olmanın ve hayatın anlamı. Yokluk, hiçlik... Gerçekten talihliyim; (izninizle) deneyimli, titiz bir ustaydınız üstadım.
Çoklukla hafta sonları, Levent'teki evinde ziyaret ederdim. Üst salonda, sağda Kütüphanesi. Girince hemen solda çalışma masası. Masanın üstü, pencere kenarı ve tüm duvarlar yerden tavana dek kitaplarla doludur. Okunmuş, altları çizilmiş, kenarlarına notlar alınmış:
Aristoteles, Hegel, İbsen, Nietzsche, Freud, Kafka, Camus, Borges, Hayyam, Mevlana, Homeros, Yunus, Nazım, Sait Faik, Orhan Veli, Necip Fazıl, Sezai Karakoç.
Yerelden evrensele doğru uzanır Orhan Güreli, Doğu'dan Batı'ya. Kütüphanesinin bir tarafında Beethoven, Haydn ya da Mozart bir tarafında Dede Efendi.
Geç kalınmış zamanlarda tanıdım Orhan Güreli'yi. Üstadım beni uzun bir yolculuğa çıkardı. Ama kısa sürdü. Kimse bilmez, 1945 yılında Ali Alaybek'le tanıştırdı. 1946 yılında Bursa'ya ilk turne yapıldığında beni de götürdü. 60'da Vergi Reform Komisyonunda birlikte çalıştık Orhan Güreli Üstadımla. İstanbul Radyosunda, kimsenin haberi olmadı ama, Gelir Vergisini halka anlatırken ben de vardım mikrofonda. 1952 yazında Hesap Uzmanları ilk kez yurt dışına gönderildi. 8 kişi değil aslında 9 kişi gönderilmiştik yurt dışına. İlk Marsilya'ya gittik. Oradan Muzaffer Egesoy ve Orhan Güreli üstadımla geçtik Paris'e. Eskişehir turnesinde, Demokrat Parti, milletvekilliği için teklifte bulunduğunda Üstadım nezaketle red etti. Biliyordum red edeceğini, sevmezdi politikayı. Bilir misiniz ki Yassıada duruşmalarında Mendereslerin idamına bir kişi muhalif olmuştu. Yürek ister. Ve o kişi Hesap Uzmanıydı. Üstadım söyledi: "Bu Hesap Uzmanlarının hep muhalif bir tarafı vardır. "
Orhan Güreli: Buram buram insan, kültür, ses, kardeş, ağaç, çiçek , akıl, bilgi, duygu, tolerans, inanç, özlem, düş ve söz...
Evinden ayrılırken, artık güçlükle gelebildiği camdan, merak içinde seslenmişti -ve beni yine hayretler içinde bırakarak
- Unutmadan, yeterlilik imtihanı, demiştin, çocukların hepsi verdi mi? - Hepsi aldılar üstadım. Meraklanmayın. Fire yok!
Orhan Güreli: Hep Hesap Uzmanı, illa ki Hesap Uzmanı...