Vergi Sirküleri 2016/50 : Torba Yasa İle Gelir Vergisi, Vergi Usul Ve Amme Alacakları Kanunlarında Yapılan Düzenlemeler

Vergi Sirküleri 2016/50 : Torba Yasa İle Gelir Vergisi, Vergi Usul Ve Amme Alacakları Kanunlarında Yapılan Düzenlemeler

 

Vergi Sirküleri 2016/50 : Torba Yasa İle Gelir Vergisi, Vergi Usul Ve Amme Alacakları Kanunlarında Yapılan Düzenlemeler
VERGİ SİRKÜLERİ

SİRKÜLER TARİHİ : 09.08.2016

SİRKÜLER NO : 2016/50

TORBA YASA İLE  GELİR VERGİSİ, VERGİ USUL VE AMME ALACAKLARI  KANUNLARINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

(6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 9/8/2016 Tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.)

Yayımlanan Torba yasa ile birçok vergi kanununda değişiklik yapılmış olup Gelir Vergisi Kanunu  (GVK), Vergi Usul Kanunu(VUK) ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'na (AATUHK) ilişkin yapılan değişikler özet olarak aşağıda açıklanmıştır:

A.GELİR VERGİSİ KANUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:
1.Bireysel Emeklilik Ve Hayat Sigortaları İçin İstisna Düzenlemeleri:

Gelir Vergisi Kanununun 22. maddesinde yapılan düzenlemeyle, tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerle ilişkili sigorta süresinden bağımsız olarak tanınmış olan istisna, sigorta süresi en az on yıl veya ömür boyu olanlar için uygulanacak şekilde değiştirilmektedir. Sigorta süresi on yıl ve üzeri olan tek primli yıllık gelir sigortalarından vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılmalar hariç, erken ayrılma durumunda erken ayrılma tarihinde ödenen iratlar üzerinden tevkifat yapılmasına imkan sağlanmaktadır.

Ancak bu değişikliğin yürürlük tarihinden önce ( Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi yazacağız) akdedilmiş tek primli yıllık gelir sigortası sözleşmelerine ilişkin olarak yapılan ödemeler bakımından, 22. Maddede  değişiklik yapılmadan önceki hükümler uygulanacaktır.

Ayrıca, birikim priminin alındığı hayat sigortalarından on yıl süreyle prim ödeyerek ayrılanlar, bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin, defaten toplu para alınması yerine sigorta süresi on yıl ve üzeri veya ömür boyu olan tek primli yıllık gelir sigortalarına yatırılması durumunda, yatırılan kısma tekabül eden ödemelerin içerdiği irat tutarları gelir vergisinden istisna edilmektedir.

2.Emekli, malûliyet, dul ve yetim aylıkları ile  bölgesel yönetim merkezlerinde çalışanlara ilişkin ücret istisnası:

a-Gelir Vergisi Kanununun 23/1-(11) numaralı bendinin parantez içi hükmünde yer alan  "ödenen en yüksek ödeme tutarından" ibaresi "çalışılan süreye bağlı olarak ödenen tutardan"  şeklinde değiştirilmektedir.  Böylece, fiilen çalışılan süre esas alınarak en yüksek devlet memuruna yapılabilecek ödeme tutarı kadarlık kısım için istisna uygulanması öngörülmekte olup aşan tutar vergiye tabi tutulacaktır. Söz konusu bu değişiklik 1/9/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmektedir.
Diğer taraftan 28/6/2001 tarihli ve 4697 sayılı Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesinin uygulamasında, parantez içi hükmünde yer alan istisna tutarının hesaplanırken 30 yıldan aşağı olmamak üzere prim yatırılan süreler dikkate alınacaktır.

b-Gelir Vergisi Kanunu'nun 23/1-(14) numaralı bendi de yeniden düzenlenmekte ve Türkiye dışında elde edilen kazançlar üzerinden döviz olarak ödenmesi kaydıyla kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerce bölgesel yönetim merkezlerinde münhasıran merkezin faaliyet izni kapsamında istihdam edilen hizmet erbabına ödenen ücretler istisna kapsamına alınmaktadır. Söz konusu bu değişiklik 1/9/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmektedir.

3.Yurt Dışına Hizmet Veren İşletmelerde Çalışanların Ücretlerinde Vergi İndirimi:

Gelir Vergisi Kanunu'nun mülga 33. Maddesinde yapılan değişikle, 1.1.2017 tarihinden itibaren GVK'nın  89/1-(13) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10/1-(g) bendinde yer alan indirim kapsamındaki faaliyet  alanlarında ( mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kayıt tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan)  yurt dışında yerleşiklere  hizmet  veren  işverenlerin istihdam ettiği hizmet erbabının ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinden kısmi indirim uygulaması getirilmektedir.

Maddede indirimin nasıl hesaplanacağı hüküm altına alınırken ayrıca,  işverenin bu faaliyetlerinden sağladığı hasılatın %85'inin yurt dışından elde edilmiş olması ve fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şartı getirilmektedir.

4.Gayrımenkullerde Enerji Tasarrufu Sağlamaya Yönelik Harcamalar Amortisman Uygulaması Yerine Doğrudan Gider Yazılabilecektir:

Yayımlandığı tarihten geçerli olmak üzere GVK'nın 40/1-(7) numaralı bendine aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.

"(işletmeye dâhil olan gayrimenkulün iktisadi değerini artırıcı niteliği olan ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelik harcamalar, yapıldığı yılda doğrudan gider yazılabilir.)"

5.AR-GE indirimi Gelir Vergisi Kanunu'ndan Çıkarılmakta ve Vergi İndirimi Uygulanacak Hizmet Alanları Genişlemektedir:

Ar-Ge indirimi müessesesi, Ar-Ge ile ilgili teşvik ve diğer düzenlemelerin  yer  aldığı 5746 sayılı  Kanunda  düzenlenmek  üzere,  Gelir Vergisi Kanunundan çıkartılmaktadır.

Yayımlandığı tarihten geçerli olmak üzere Aynca GVK'nın 89/1-13. bendinde değişikliğe gidilerek salt çağrı merkezi ve veri saklama hizmetleri değil ürün testi, sertifikasyon, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim hizmeti verenler tarafından, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurtdışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurtdışında yararlanılan bu hizmetler dolayısıyla oluşan kazançların yarısının, gelir vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapılması öngörülmektedir.

6. Muhtasar Beyanname ile SGK Bildirimi Tek Beyannamede Birleştirilmektedir:

GVK'ya eklenen 89/A maddesi ile muhtasar beyanname ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek, kesilen vergilerin matrahlarıyla birlikte sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine mahsus  "muhtasar ve prim hizmet beyannamesi" adıyla verilmesi sağlanmaktadır.

Beyannamenin verilme süresine ilişkin bir değişikliğe gidilmemekte ancak anılan beyannameye ilişkin usuller hakkında Maliye Bakanlığı yetkilendirilmektedir. Dolayısıyla tek beyannameye ne zaman geçileceğini Bakanlık ilan edecektir.

7.Sermaye Piyasası Araçlarının Elde Tutulma Sürelerine Göre Vergilendirilmesi Sağlanmaktadır

GVK'nın geçici 67. maddesinin (17) numaralı fıkrasına "bunların vadesi" ibaresinden sonra gelmek üzere ", elde tutulma süresi" ibaresi eklenmiştir.

Yapılan bu düzenlemeyle, sermaye piyasası araçlarının vergilendirilmesinde; stopaj oranının sadece vadeye göre değil elde tutma süresine göre de farklılaştırılabi1mesine yönelik olarak Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

B.VERGİ USUL KANUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:

1."Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi" ne İlişkin Düzenlemeler
Vergi Usul Kanunu'nun 28. maddesinde, muhtasar beyanname i1e Sosya1 Güven1ik Kurumu aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi durumunda, ortak beyannamenin (Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi ) SGK mevzuatı kapsamında oluşturulan kısmına ilişkin olarak düzenlenen tahakkuk fişinin, mükellefe veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş diğer kişilere Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilmesine imkan sağlanmaktadır.

2."Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi" Ve Uygulanacak Cezalar
VUK'un mükerrer 355/6. fıkrasında yapılan değişiklikle muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesine imkan sağlamak üzere Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen 98/A maddesi ile verilen yetki uyarınca getirilen zorunluluklara uyulmaması halinde uygu1anacak ceza belirlenmektedir.

Ayrıca, yapılan değişiklik ile elektronik ortamda süresinde verilmeyen bildirim ve formların süresinden sonraki ilk 3 gün içinde verilmesi halinde, 1/10 oranında öze1 usulsüzlük cezası uygulanması öngörülmektedir.

3.İşe Başlama Bildiriminde Yapılan Değişiklikler

VUK' un 153. maddesinde yapılan değişiklikle, ticaret sicil memurluklarınca tescil işlemleri yapıldığında başvuru evraklarının vergi dairesine sadece kağıt değil elektronik ortamda da gönderilmesine imkan sağlanmakta ve böylece işe başlama işlemlerinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.

4.Vergi Teşvik ve Desteklerinden Yararlanma Sınırlaması ve Teminat Uygulaması Kaldırılmıştır.

Yapılan düzenleme ile VUK'un 153/A maddesinin onuncu fıkrası tamamıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin tespit edilmesi üzerine mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10'una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin mükellefiyet tesis ettirerek işe başlama bildiriminde bulunmaları halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10'undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttı kaldırılmıştır.

Ayrıca bu kapsamda yer alan gerçek ve tüzel kişilerin 6 yıl süre ile vergi teşvik ve desteklerinden yararlanma yasağı da kaldırılmış bulunmaktadır.

5." İzaha Davet " Müessesi Düzenlenmiştir.

VUK'un mülga 370. maddesi "İzaha davet" başlığıyla yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden mükellefler izaha davet edilebilecektir. Mükellefler pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacak olup izaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda;

1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmayacak,

2. Ancak izahın yeterli olmaması halinde; mükelleflerce beyanın düzeltilmesi ve vergilerin gecikme zammıyla birlikte ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası %20 oranında kesilecektir.

Diğer taraftan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair ön tespit söz konusu ise, her bir belgenin 50 bin Türk lirasının geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini de aşmaması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilecektir.

C. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun YAPILAN DEĞİŞİKLİK:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Yapılan Değişiklikle Ödemelerde Aranılan " Borcu Yoktur " Belgesinin Uygulama Alanı Genişletilmektedir.

Anılan Kanunun 22/A-1 maddesinde yapılan düzenleme ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemeler öncesinde "vadesi geçtiği halde ödenmemiş borcu bulunmadığına dair belge"  aranılacaktır.

6728 Sayılı Yasa'ya  ulaşmak için tıklayınız.

Bilgilerinize Sunulur.

Saygılarımızla

GÜRELİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

VE BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERİ A.Ş.