Vergi Sirküleri 43 : 25 No’lu KDV Tebliği Yayımlanmıştır

Vergi Sirküleri 43 : 25 No’lu KDV Tebliği Yayımlanmıştır

VERGİ SİRKÜLERİ

SİRKÜLER TARİHİ : 25.03.2019

SİRKÜLER NO : 2019/43
 

25 NO’LU KDV TEBLİĞİ YAYIMLANMIŞTIR

 (Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 25 Seri No’lu Tebliğ, 23/03/2019 Tarihinde yayımlanmıştır.)

Yayımlanan Tebliğ  ile  KDV Genel Uygulama Tebliğinin  bazı bölümleri değiştirilmiş olup yapılan düzenlemeler kısaca aşağıdaki gibidir:

1. Kur Farklarında KDV: Bilindiği üzere, 7161 sayılı kanun ile yapılan değişiklik ile KDV kanunun 24. Maddesine “kur farkları” ilave edilerek KDV matrahına dahil olan unsur olduğu belirlenmiştir. KDV Genel uygulama Tebliğinin (GUT) (I/B-11.2.) bölümüne de fiyat farkları ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkları” ibaresi eklenerek GUT uyumlaştırılmıştır.

Buna göre,  bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkları KDV matrahına dahildir. Buna göre, matraha dahil olacak kur farklarının hesabında, mal ve hizmet bedeline isabet eden kur farkları dikkate alınır, hesaplanan KDV’ye ilişkin ortaya çıkan kur farkları matraha dahil edilmez.  Örneğin: (A) Ltd. Şti., (B) A.Ş.’ye mal tesliminde bulunmuş, bu teslime ilişkin 1.000 Dolar üzerinden 180 Dolar KDV hesaplamıştır. Teslim tarihinde döviz kuru 4 TL iken 6 ay sonra yapılan ödeme sırasında döviz kuru 4,40 TL olmuştur.

Buna göre, teslime konu malın bedeli 1.000 Dolar üzerinden ortaya çıkan kur farkı 400 TL [(4,40-4)x1.000] olup, bu fark üzerinden 72 TL KDV hesaplanacaktır.

(A) Ltd. Şti. tarafından, (B) A.Ş.’ye düzenlenecek kur farkı faturasında; matrah 400 TL, hesaplanan KDV ise 72 TL olacaktır.

Diğer taraftan, KDV GUT’nin  “İmalatçı Aleyhine Matrahta Meydana Gelen Değişiklik”lerin açıklandığı (II/A-8.9) bölümünün üçüncü paragrafının sonuna aşağıdaki şu eklenmiştir: “Ancak, iade talep dilekçesinin verildiği tarihten sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılmaz.” Buna göre, “İhraç Kaydıyla Teslimlerde Tecil-Terkin Uygulaması” kapsamında iade talep dilekçesinden sonra imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarına ilişkin olarak iade hesabında herhangi bir düzeltme yapılamayacaktır. Bu uygulama; Tebliğin yayım tarihini (23/3/2019) izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin iade taleplerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Tesliminde İstisna:  Bilindiği üzere, 7166 sayılı Kanunla KDV Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (n) bendine göre, poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların teslimi 22/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır. İstisna, basılı kitap ve süreli yayınların (ikinci el olanlar dahil) yurt içindeki her safhada tesliminde ve ithalinde uygulanır.

Ders kitapları, dini kitaplar, ansiklopediler, almanaklar, hikaye ve romanlar (foto roman, çizgi roman dahil), yemek kitapları, kitap şeklindeki harita ve atlaslar, soru ve bilgi bankası kitapları, mevzuat seti kitapları da istisna kapsamındadır.

Boyama defterleri, kitap şeklinde olmayan yaprak testler, mevzuat setlerinin güncellenmesi amacıyla gönderilen föyler, ciltli takvim, kartela, ezber kartları, kataloglar, broşürler gibi yayınlar kitap kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bunların teslimi istisna kapsamında değerlendirilmez.

Elektronik kitap (e-kitap) ile süreli yayınların elektronik ortamda satışı, elektronik kitap ve süreli yayın okuyucu, tablet ve benzerlerinin tesliminde istisna uygulanmaz.

Tebliğde, tam istisna uygulaması kapsamında, bu istisna işlemlere ilişkin iade işlemleri de Tebliğde açıklanmıştır. Tebliğinin bu bölümüne ilişkin uygulama, 22/2/2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

3. İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlara ilişkin iade uygulaması:  KDV kanunu geçici 37nci maddesine göre, İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında;

a) Asgari 50 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019 yıllarının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içerisinde,

b) 50 milyon Türk Lirası tutarına kadar sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yüklenilen ve 2017, 2018 ve 2019 yılları sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi izleyen yıl içerisinde,

talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur. Teşvik belgesine konu yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanarak iade tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ve cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılı başında başlar. Tebliğde ayrıca konuya ilişkin tarihler belirtilerek açıklamalar yapılmıştır.

4. 2019 UEFA Süper Kupa ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali Müsabakaları Kapsamında Yapılacak Teslim ve Hizmetlerde İstisna: Tebliğde, 7162 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile KDV Kanuna eklenen geçici 40 ıncı maddedesi kapsamında istisnanın uygulanması, hangi teslim ve hizmetlerin kapsamda olduğu açıklanmış olup istisna uygulaması nedeniyle iadeye hak kazananlar için iade uygulaması da açıklanmıştır.

5. Hasılat Esaslı Vergilendirme:  7104 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle KDV Kanunun yeniden düzenlenen 38 inci maddesinde; Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektörlerde hasılat esaslı vergilendirmenin uygulanabileceği belirtilmişti. Yayımlanan 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve Belediye Kanunu kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilentoplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dahil en az onsekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin KDV Kanunun 38 inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı %1,5 olarak belirlenmişti.

Yayımlanan Tebliğde, hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükelleflerin, bu usule göre hesapladıkları vergiyi 4 No.lu KDV Beyannamesi ile vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar beyan edip ve aynı ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödemeleri gerektiği belirtilmiştir.

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne tabi mükellefler kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV ile 2 No.lu KDV beyannamesiyle tevkif suretiyle ödedikleri KDV ve ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapamazlar. Bu kapsamdaki mükellefler, indirilecek KDV tutarları ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri KDV tutarlarını, işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet olarak, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla alıcılar için hesapladıkları ve düzenledikleri belgelerde gösterdikleri KDV’yi ise gelir olarak dikkate alırlar.

Örneğin: (A) Özel Halk Otobüsü İşletmesi Nisan/2019 döneminde yapmış olduğu toplam 50.000 TL tutarındaki toplu taşıma hizmeti için 9.000 TL KDV hesaplamıştır. Mükellef bu dönemde akaryakıt, tamir bakım, personel vb. için 40.000 TL harcama yapmış ve 6.000 TL KDV ödemiştir. Bu durumda, mükellefin gerçek usulde vergilendirilmesi halinde ödemesi gereken KDV tutarı 3.000 TL (9.000-6.000) olarak hesaplanacaktır.

Bu mükellefin hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçmesi halinde ödemesi gereken KDV tutarı 6/2/2019 tarihli ve 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre hasılat tutarına %1,5 oran uygulanması suretiyle hesaplanacaktır. Buna göre mükellefin ödemesi gereken KDV tutarı 885 TL [(50.000+9.000)x%1,5] olacaktır.

Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçmesi nedeniyle mükellefin bu dönem için kazancının tespitinde 10.000 TL (50.000-40.000) yerine, 12.115 TL [(50.000+9.000)–(40.000+6.000+885)] dikkate alınacaktır.

Tebliğde uygulamaya ilişkin ayrıntılı açıklamalar yapılmış olup tebliğin bu bölümünün uygulaması 1/3/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 25 Seri No’lu Tebliğ’e ulaşmak için tıklayınız.

Bilgilerinize Sunulur.

Saygılarımızla,

GÜRELİ YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

VE BAĞIMSIZ DENETİM HİZMETLERİ A.Ş.